Adnan Güllüoğlu: Adnan Güllüoğlu: Problemler anlaşılmadan çözülmez

Adnan Güllüoğlu: Problemler anlaşılmadan çözülmez

Sığınmacı yada mülteci olanlar bilir, sığınılan bir ülkede insanlari tahrik eden benzeri saçma sapan eylemler durup dururken nedensiz yapılmaz. Birilerinin birilerini kaşıması gerekir. Birkaç hafta kadar önce Istanbul'da araç park yeri nedeniyle aynı sokakta iş yerleri olan Suriye'li esnaf ile İstanbul'lu esnafların kavgasını haberlerde izlemiştik. Daha pek çok örnek olmasına rağmen sadece bu iki olaydan bile çok kötü bildik provakasyon kokular geliyor.

Adnan Güllüoğlu

11.07.2022, Pts | 17:05

Adnan Güllüoğlu: Problemler  anlaşılmadan çözülmez
Makaleyi Paylaş

Bilindiği gibi Suriyeli mültecilerin  gelmesinden bu yana tam 11 yıl geçti. Gelenlerin çoğunluğu taraf olmadıkları, olmak istemedikleri savaştan kaçan, çoğunluğu savaş nedeni ile malını, mülkünü bırakıp geldiği için  yoksullaşmış kimseler. Bunlarla birlikte gelen ve maddi durumu iyi olanlar  sermayeleri ile İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlere yerleştiler.

Sıgınmacılar içinde yardıma muhtaç olan çoğunluk Karadeniz, Ege ve  Trakya'daki yerleşim yerlerine değil Suriye sınırına yakın  yerlere yerleştirilmeleri nedenleri ile birlikte ayrıca düşünülmesi gereken bir konudur. Kilis ve Urfa gibi iş imkanı kendine bile yetmeyen, ekonomik olarak geri kalmış illere sığınmacıların çoğunlukla yerleştirilmesi, varolan demografik dengeyi etkilemek açısından özenle pilot bölge olarak  seçildi. Günümüzde yaşanan olayları doğru kavramak, kafamızda oluşan neden ve niçin sorularına yanıt bulabilmek için bu gerçeği görmemiz gerekiyor. Sığınmacılar Kilis'teki sayıları yerel  halktan çok daha fazla.

Urfa'daki sayıları resmi kurumların açıkladıklarına göre 500.000 civarında olduğu  söyleniyor. Doğru kabul edilse bile köyü, kasabası, ilçeleri ve şehir merkezi dahil Urfa'da yaşayan toplam nüfusunun 5 kişiden biri sığınmacılardan oluşuyor.

Bu insanlar kendilerine yapılan  yardımları yine "Urfa'da harcayarak" kıt kanaat tüketiyorlar. Yardımlar söylendiği kadar yeterli olmadığı için de çoluk çocuk bütün aile ucuz işgücü olarak özellikle tarım alanlarında mevsimlik işçi olarak kullanıldılar kullanılıyorlar. Ayrıca Türkiye sığınmacıların AB ülkelerine gelmelerine engel karşılığında milyonlarca euro aldığını, iç ve dış siyasette sineğin yağını çıkarır gibi sonuna kadar bu insanlardan feydelanıldığınıda biliyoruz. Şimdi kalkıp Türkiye'nin kötü giden ekonomisinin faturasını bu insanlara çıkarmasın.

Unutulmaması gereken bu insanlar sığınmacı olduğu. Kendi istekleri ile veya tatil yapmak için Türkiye'ye gelmediler ve saraylarda ağırlanmıyorlar. Çoğunluk kamplarda yada bir kaç aile birleşip tutukları kiralık evlerde tek tek paylaştıkları odalarda kalıyorlar. Söylendiği gibi kadınların taktıgı peçe Türkiye'ye bunlarla gelmediği gibi çok eşliliğide getiren de bunlar değil. Bu şekilde değerlendirmeler yaparak yada böyle değerlendirme yapanlara inanarak gerçeklerden uzaklaşıp sığınmacıların ile ilgili çözüm üretemeyiz. Bu gün bu mağdur insanları ateşe atar gibi Suriye'ye geri gönderilmesini isteyenlerin iyi niyetli olmadıklarını, farklı siyasi amaçları var.

Güvenlik önlemi almadan sınırları sonuna kadar açanlar son dönemde dillendirdikleri bir diğer konu sığınmacıların işlediği bir kaç olayı öne çıkarıp hepsini kriminalize etmek. Türkiye'nin her ilinde, her gün yüzlerce adli ve aynı zamanda yüz kızartıcı olay yaşanıyor. Bunlardan birkaçına sığınmacılar dahil olmuş olasalar bile olayı hepsine mal ederek değerlendirmek  doğru değildir. Tıpkı ülkede yada dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın her Kürd'ü terörist görmek, göstermek ve terörist muamelesi yapılmasını istemek  gibi vicdani ve ahlaki değildir.

Haberde "Urfa'da sıgınmacılar lüks arabaları ile, teyplerinin sesini sonuna kadar açip konvoy oluşturmuş, ellerindeki dolarları Urfa'lılara sallamışlar.Buna dayanamayan Urfa'lılarda konvoydaki lüks araçlardaki sığınmacılara saldırmış. Saldırıya engel olmak isteyen emniyet kuvvetleride Urfa'lılara saldırmış." aynen böyle deniyor.

Merak edilmesi gereken bu sığınmacılar lüks araçları ve o araçlardan salladıkları doları nereden buldular?  Diyelim bir yerlerden buldular,neden aracıncamından göstere göstere Urfa'lılara dolarları sallasınlar? Bir zamanların dostu Esad'ın resmi yada bayrağını taşıyan tek araç bile konvoyda yok.

Sığınmacı yada mülteci olanlar bilir, sığınılan bir ülkede insanlari tahrik eden benzeri saçma sapan eylemler durup dururken nedensiz yapılmaz. Birilerinin birilerini kaşıması gerekir. Birkaç hafta kadar önce  Istanbul'da araç park yeri nedeniyle aynı sokakta iş yerleri olan Suriye'li esnaf ile İstanbul'lu esnafların kavgasını  haberlerde izlemiştik. Daha pek çok örnek olmasına rağmen sadece bu iki olaydan bile çok kötü bildik provakasyon kokular geliyor.

11 yılda Türkiye'de doğan çocuklara verildiği gibi yüzbinlerce sığınmacıya vatandaşlık hakkı neden verildi? Bu sayı yeterli olmuşki geriye kalanların neden şimdi gitmeleri isteniyor? Bütün bunların ardındaki niyetin ne olduğunu görebilmek ve anlamak isteyenler ırkçı bakış açısının dışında, empati kurarak değerlendirme yapmaları gerekir.

Çünkü bütün bunlara neden IŞİD barbarlarına karşı direnen, "Düştü düşecek" dendiği halde bir türlü düşmeyen Rojava.

Bilinmesi istenmeyen bir konu varsa, oda Suriye yönetime karşı bu güne kadar savaşan, Antep'ten başlayıp  Mardin'e taraf sınırına öbür tarafındaki  bölgelerde rejime karşı, silahlı güçlere verilen desteğin kaynağı. Bu kaynak bilinse bile açıklanamaz,açıklamak suç.

Türkiye'de  seçim yaklastıkça dış politikadaki gelişmeler iç politikada  malzeme olarak her zaman olduğundan daha fazla kullanılmaya başlandı. Türkiye'de Yunanistan ile dalaştığı Ege'deki adalar için  umduğu sonucu alamayınca yeniden Rojava'ya müdahale etmek gündeme alındı. Bunun nedenle  ülke içinde kamuoyunun desteğini almak için sığınmacılar ve neden oldukları sorunlar yenilmiş gibi 11 yıl sonra gündeme getiriliyor. İlaveten Urfa'daki gibi provakatif olaylar malzeme yaparak kullanılıyor. Böylece müdahale imkanı olursa Rojava'da yaşayan yerleşik Kürd'leri toprağindan sürüp, onların yerlerine şeriat isteyen, eli kanlı, farklı olanın namusunu ve malını talan etmeyi kendinde hak gören rejim muhalifi grupların denetimine bölgeyi vermeyi ve sığınmacıları da o bölgelere yerleştirmek isteniyor. Afrin'de yaşanan insanlık dışı olayları bilen hangi sığınmacı bu barbarların denetimine verilecek olan bölgelerde yaşamak ister?

Sorunları çözmek için önce yaşanan olayları anlamak ve ön yargılardan kurtulup değerlendirmek gerekir. Bu gün ortaya çıkan gerçek Türkiye'nin sığınmacıları kabul etmesi nedeni günü geldiğinde onları kullanmak içindi,hani derlerya "Külah düstü kel göründü" Sığınmacılar üzerinden dış politikadaki amaçlananlar kısmen gerçekleşsede şimdi iç politikada ve seçim için  kullanılmak isteniyor.

Eksik olan Rojava'ya girebilmek için ABD ve Rusya'nın izin vermesi gerekiyor. Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine karşilık şartlar konuldu. Arabulucu olmak  bahanesi ile Ukrayna ile olan savaşında tarafsız kalmasına rağmen hala ne ABD'den nede Rusya'dan Rojava'ya yeniden müdahale için onay alınamadı. S-400 alımında olduğu gibi bakalım daha yeni neler yapılacak, bekleyip göreceğiz.

 

 

Bu makale toplam: 1551 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:08:38:47
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Adnan Güllüoğlu

Yazarın Önceki Yazıları

Türkiye'de Yapılan Darbelerin Tek Amacı Statükoyu Korumaktır Zilan Katliamı / Komkujiya Zilan Kör Topala 'Nasıl Gidiyor' Diye Sormuş, Topalda Köre 'Gördüğün Gibi' Demiş Tencere Dibin Kara, Seninki Benden Kara CHP Eski Tas, Eski Hamam 72 yaşındaki bir kadına doktor ayıbı Evlat Sevgisinin simgeleri: Cumartesi Anneleri HDP'nin beyinlere yerleştirmek istediği mantık Yeter Demenin Zamanı Geldi ve Artık Geçiyor Anti-Marksist Devrimcilik Bir Doğrunun Ardına Kırk Yalanı Sığdırmak Tekçi Düşünce Kuzu Postu Giymiş Kurt Gibidir Denetlenebilir Bir Başkanlık Sistemi ve Bölgelere Ayrılmış Türkiye Bir Kadın Kahraman Leyla Kasım Hiç Bir Anne Evladını Siyasi Bir Amaç İçin Kullanıp Feda Etmez İlkesiz Yapılan Siyasetin Başarı Şansı Yoktur Kimin Kaçtığı, Kim Savaştığı Değil önemli Olan Kürd Halkı ve Bu Halkın Geleceği İçin Kim Ne İstiyor Düşündürücü Olan ve Yanıt Bekleyen Sorular Enlerin 1 Mayıs Kutlaması Devlet ve Demokrasi Geleneği Siyasette Tutarlı Olana Saygı Duyulur Değerlerine Sahip Çıkmayan Ezilen Uluslar Yok Olmaya Mahkumdur! Eleştiri ve Özeleştiri Kürdler Neden Size Oy Versin? Barzaniler, yine Kürt ve Kürdistan karşıtlarının hedefinde HDP Nereye Gidiyor? CHP ve Kürtler Irkçı validen Kerkük'te Newroz yasakları Devleti Olmayan Her Halk Yalnızdır Teslimiyet Ölüme, Direniş Zafere Götürür Azınlığın Azınlığı Olmak Savaşlarda Taraf Olunur! Putin'e Dünya Dur Denmeli Türkiye'de Antiemperyalist Olmak Savaşa Hayır! İşlenen Kadın Cinayetleri ve Nedenleri Taş Yerinde Durduğu Kadar Ağırdır Sorunların Adı Doğru Konmadığı Sürece Üstü Örtülerek Çözülmez Anlayan varsa beri gelsin Mustafa Kemal Kürd Sorununu Çözmek İçin Çaba Harcadı mı? Türk Solunun Dayanılmaz Kibri Ana Dilde Seçmeli Anadil'e "Yetmez ama Evet" Sezen Bahane Kemalizm ile Türk İslam Sentezcilerinin İttifakı Şahane Şaka Gibi Kim hesap soracak? İmralı mı, Edirne mi? Hoş Ama Boş Konuşmak Kılıçdaroğlu ve Stockholm Sendromu
x