Adnan Güllüoğlu: Devletin Çirkin Yüzü; Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi

Devletin Çirkin Yüzü; Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi

5 nolu cezaevi dünyada insanlık dışı, fiziki ve psikolojik işkencelerin yapıldığı en kötü on cezaevinden biri olarak ün saldı.

Adnan Güllüoğlu

11.09.2022, Paz | 23:31

Devletin Çirkin Yüzü; Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi
Makaleyi Paylaş

12 Eylül askeri darbesinden sonra Diyarbakır 5 nolu cezaevi, diğer adı ile 5 nolu işkence hane özel amaçlar için yöneticilerine sınırsız yetkiler verilen bir cezaeviydi. Dışarıdan danışmanlar ile periyodik aralıklarla denetlenip yapılan uygulamaların gözden geçirildiği, alınan sonuçlarla birlikte tutukluların direncini kırmak için yeni yöntemlerin hazırlanıp yeniden tutuklulara uygulandığı laboratuvar gibi bir cezaeviydi 5 nolu. Bu uygulamaları hayata geçirmek içinde özel seçilmiş aynı zamanda işkence konusunda uzmanlaşmış yöneticiler atanmıştır. Bu yöneticilerin öncelikli görevleri oluşturdukları otokontrol ile koğuşları denetlemek her ne pahasına olursa olsun koğuşlarda komün oluşmasına engel olmak, tutukluları itirafçılığa zorlamak ve mahkemelerde gelecek nesiller için tarihe not düşecek savunmaları yaptırmamak. Tahliye olabilecekleri de kişiliksiz ve kimliksiz hale getirmek için yapılan psikolojik ve fiziki işkencelerle onurları ile oynamaktı. (Yapılan işkenceleri merak edenler 5 nolu için yazılan kitaplara başvurup yapılanların neler olduğunu öğrenebilirler.)

Bu özelliklerinden dolayı 5 nolu cezaevi dünyada insanlık dışı, fiziki ve psikolojik işkencelerin yapıldığı en kötü on cezaevinden biri olarak ün saldı.

Bilindiği gibi tarihte insanlık dışı uygulamaların yapıldığı her yerde, her ortamda zorbalara karşı koyarak dur diyen onurlu insanlar her zaman olmuştur.

5 nolu cezaevinde de yok edilmek istenen ezilen ve haklarından yoksun bırakmış bir ulusun evlatları tek silahları bedenlerini ortaya koyarak defalarca ölüme göze alıp yapılan zulme dur dediler. Bu uğurda başta direnerek hayatını feda edenleri Mazlum, Kemal, Hayri, Akif, Ali Çiçek ve kendilerini yakarak efsanevi eylemleri ile Ferhat, Eşref, Mahmut, Necmi’yi Necmettin Büyükkaya ve Orhan Keskin ve Emin Yavuz olmak üzere, isimlerini anımsamadıklarım ile birlikte saygı ile, minnet ile anıyorum.

Direniş sonrası yaşamlarına engelli olarak devam etmek zorunda kalan ve inandığı ilkelerden ödün vermeden mücadelelerine hala devam eden Fuat Çavlun ve Cemal Miran gibi örnek insanları, çocuk yaşına rağmen Esat  Oktay Yıldıran'ın yaptığı işkencelere rağmen teslim alamadığı için üzerine kolonya dökerek yakmaya çalıştığı  Mahmut Şahin'i ve hücre arkadaşları gibi tarihe adlarını onurla yazdıran isimlerini sayamadığım sayısız kahramanları, dar gün dostlarımı sevgi ile anıyorum.

Beş nolu cezaevinin bir diğer önemi 12 Eylül sonrası1983 yılının Eylül ayında ilk defa 5 nolu cezaevinde "İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek" sloganı ile direnişe geçildi ve işkencecilere karşı ilk zafer kazanıldı. Teslimiyetin zincirlerini oluşturup çoğaltmak isteyen Esat Oktay

Yıldıran ve yardımcıları Osman Aydın ile Dr. Osman Özcanlı'ya dur dediler.

5 nolu cehenneminde direnenlerin aklında millet vekili yada belediye başkanı olmak gibi bir beklentileri yoktu. Tek düşündükleri yapılan akıl almaz ve insanlık dışı işkencelere karşı insanlık onurlarını korumak ve işkence ile dayatılan "samimi iftiracı" olmamaktı.

Bugün gelinen noktada 5 nolu cehenneminde direnenlerin ilkelerine saygı duymadan "Biz bedel ödedik" diyerek ödenen bedelleri sahiplenip dillendiren ama gerçekten bedel ödeyenlerin adlarını dahi anmadan siyaset yapanlar mantar gibi türediler. Siyasi yaşama yukarıdan atama ile gelenler uğruna bedel ödenen ilkelerin içini boşaltıp anlamsız hale getirmek için ellerinden gelen çabayı gösteriyor. Görevleri emek vermeden aileden kalan bedava mirası düşünmeden tüketenler gibi değerli olan her şeyi yok etmek.

Oluşturdukları yeni teoriler ve çözüm önerileri ile birlikte gelecek nesillere devredilmesi gereken kazanımları ilkesiz siyasetteki ile sürece yayarak yok edip tüketmek. Ancak üzerine oturup siyaset yaptıkları 5 nolu da ki direnişler ile yakılan özgürlük ateşi yüreklerde hala yanıyor ve sönmedi. Direnişin ruhu o dönemin

İlkeleri ile birlikte hala güncelliğini koruyor ve bitmedi ruha sahip çıkacak olanlar Zümrüt Anka (SİMURG) kuşu gibi kendi küllerinden mutlaka yeniden doğacak ve bu  karamsar duruma ve gidişe mutlaka dur diyecektir.

 

Bu makale toplam: 1846 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:06:16:48
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Adnan Güllüoğlu

Yazarın Önceki Yazıları

Yok Birbirinizden Farkınız Kürd'ün acısı bitmiyor: Gözyaşları içinde mezara verilen Wanyar bebek Kürdistan Bağımsızlık Referandumu ve İsrail Kürt kadınının saçını keserek verdiği acılı mesaj Bir amaç varsa, o amaca ulaşmak isteniyorsa bunun yolu ilkeli siyaset yapmaktır Özür Dilemek Erdemdir Türkiye'de Yapılan Darbelerin Tek Amacı Statükoyu Korumaktır Zilan Katliamı / Komkujiya Zilan Adnan Güllüoğlu: Problemler anlaşılmadan çözülmez Kör Topala 'Nasıl Gidiyor' Diye Sormuş, Topalda Köre 'Gördüğün Gibi' Demiş Tencere Dibin Kara, Seninki Benden Kara CHP Eski Tas, Eski Hamam 72 yaşındaki bir kadına doktor ayıbı Evlat Sevgisinin simgeleri: Cumartesi Anneleri HDP'nin beyinlere yerleştirmek istediği mantık Yeter Demenin Zamanı Geldi ve Artık Geçiyor Anti-Marksist Devrimcilik Bir Doğrunun Ardına Kırk Yalanı Sığdırmak Tekçi Düşünce Kuzu Postu Giymiş Kurt Gibidir Denetlenebilir Bir Başkanlık Sistemi ve Bölgelere Ayrılmış Türkiye Bir Kadın Kahraman Leyla Kasım Hiç Bir Anne Evladını Siyasi Bir Amaç İçin Kullanıp Feda Etmez İlkesiz Yapılan Siyasetin Başarı Şansı Yoktur Kimin Kaçtığı, Kim Savaştığı Değil önemli Olan Kürd Halkı ve Bu Halkın Geleceği İçin Kim Ne İstiyor Düşündürücü Olan ve Yanıt Bekleyen Sorular Enlerin 1 Mayıs Kutlaması Devlet ve Demokrasi Geleneği Siyasette Tutarlı Olana Saygı Duyulur Değerlerine Sahip Çıkmayan Ezilen Uluslar Yok Olmaya Mahkumdur! Eleştiri ve Özeleştiri Kürdler Neden Size Oy Versin? Barzaniler, yine Kürt ve Kürdistan karşıtlarının hedefinde HDP Nereye Gidiyor? CHP ve Kürtler Irkçı validen Kerkük'te Newroz yasakları Devleti Olmayan Her Halk Yalnızdır Teslimiyet Ölüme, Direniş Zafere Götürür Azınlığın Azınlığı Olmak Savaşlarda Taraf Olunur! Putin'e Dünya Dur Denmeli Türkiye'de Antiemperyalist Olmak Savaşa Hayır! İşlenen Kadın Cinayetleri ve Nedenleri Taş Yerinde Durduğu Kadar Ağırdır Sorunların Adı Doğru Konmadığı Sürece Üstü Örtülerek Çözülmez Anlayan varsa beri gelsin Mustafa Kemal Kürd Sorununu Çözmek İçin Çaba Harcadı mı? Türk Solunun Dayanılmaz Kibri Ana Dilde Seçmeli Anadil'e "Yetmez ama Evet" Sezen Bahane Kemalizm ile Türk İslam Sentezcilerinin İttifakı Şahane Şaka Gibi Kim hesap soracak? İmralı mı, Edirne mi? Hoş Ama Boş Konuşmak Kılıçdaroğlu ve Stockholm Sendromu
x