Adnan Güllüoğlu: Mustafa Kemal Kürd Sorununu Çözmek İçin Çaba Harcadı mı?

Mustafa Kemal Kürd Sorununu Çözmek İçin Çaba Harcadı mı?

Erzurum ve Sivas Kongrelerde benzeri kararlar aldırdı.1921'de 1.mecliste "Kürdlerin ırki toplumsal ve coğrafi hukuka göre güvence getirimesi"ni savunmasına rağmen, verilen bütün sözler unutuldu ve 1924'te Kürd'leri yok sayan anayasayı 2.meclise kabul ettirdi. Bunları yapabilmek o dönem için "çok çaba" gerektiriyordu.

Adnan Güllüoğlu

02.02.2022, Çar | 00:29

Mustafa Kemal Kürd Sorununu Çözmek İçin Çaba Harcadı mı?
Makaleyi Paylaş

HDP Eş Genel Başkanı Prof. Mithat Sancar "M. Kemal Paşa Kürd sorununu çözmek için ciddi çaba harcandı" diyor. 1938'de yaşamını yitiren bir liderin yaptıklarını gelecek topluma ders olabilmesi için doğru anlatmak gerekir. "Çok çaba harcadı" diyerek çabalarını anlatmamak büyük eksiklik.

M. Kemal gerçekten o günün koşullarında Kürd sorununu çözmek için çok çaba harcandı. Nasıl, ne için ve neler yapılarak caba harcandığını bilmek doğru değerlendirmek, gelecek için dersler çıkarmak önemli.

Şimdi o dönem kısaca neler yapıldığına, hangi çabalar harcandığına kısaca bir bakalım.

Cumhuriyetin kuruluşu 100 yıllık yakın bir tarih olduğu için tarihçilere de gerek yok. Yapılması gereken o dönem yaşananları anlayabilmek için sadece yazılı resmi tarihe değil yakın tarihi bire bir yaşayan canlı tanıkların anlattığı  "öteki tarihe" bakmak yeterli.

M. Kemal kendisi ile aynı dönemde ulusal haklar için mücadele veren Kürd Teali Cemiyeti'nin Kürd halkı ile bağını koparmak için "çok çaba" gösterdi. Padişahı ve İslamiyeti kullanarak Kürd ileri gelenlerine eşit haklardan söz edip çeşitli vaatlerde bulundu. Örneğin 1920'de verilen özerklik sözü verdi, Erzurum ve Sivas Kongrelerde benzeri kararlar aldırdı.1921'de 1.mecliste "Kürdlerin ırki toplumsal ve coğrafi hukuka göre güvence getirimesi"ni savunmasına rağmen, verilen bütün sözler unutuldu ve 1924'te Kürd'leri yok sayan anayasayı 2.meclise kabul ettirdi. Bunları yapabilmek o dönem için "çok çaba" gerektiriyordu.

 Cumhuriyet tarihinde Koçgiri’de başlayan ulusal talepler için baş kaldırı Ağrı’daki isyanlar ile devam etti. Resmi tarihçilerin çeşitli bahaneler üreterek adına isyan dediği olaylarda bölgeye defalarca müdahale edildi, kanlı operasyonlar yapılarak bölgenin demografik yapısına ile oynandı. Süreç Dersim'de yapılan katliam ile devam etti. Yaşanan her operasyon sonrası Şark Islahat Planına uygun olarak bölge halkı yerinden, yurdundan koparılarak asimile edilecek yerlere dağıtılacak mecburi iskana zorunlu olarak tabi tutuldu.

Evet Sancar'ın dediği gibi Kürd sorunu için M. Kemal çok çaba harcadı. Bu çabalar sonucunda çok partili sisteme geçişe kadar deyim yerindeyse Kürd'lerin üzerine "ölü toprağı" serpildi.

Yukarıda canlı tanıkların anılarından söz ettik. Yazı uzamasın diye o döneme tanıklık eden, üstelik devletin görevlendirdiği iki yetkilinin çarpıcı anılarına değinmek Sancar'ın sözünü ettiği çabanın nedenlerini anlamak için yeterli olacaktır. Bunlardan ilki; Diyarbakır İstiklal Mahkemesi yargılanan bir gence sırf Türkçe bilmediği için idam cezası veriliyor. Karara itiraz eden aynı mahkemenin Baş Savcısı Ahmet Süreyya bey infazı durdurmak için Ankara'ya baş vuruyor. Ankaranın verdiği yanıt; "Gayemiz Kürd'lerin ve Kürdçülerin kafasının ebediyen edilmesidir. Hakim arkadaşlarınla anlaş, gözlerinden öperim" Baş vekil İsmet

Diğeri Türkiye'de yıllarca Dış İşleri Bakanlığı yapmış, Dersim katliamı dönemde ve Seyit Rıza'nın idamında özel görevli olan İhsan Sabri Çağlayangil'in kan donduram anıları. İnternete girildiğinde kolayca ulaşıla bildiği için burada uzunca yazmayacağım.

Mustafa Kemal'in hasta yatağında bile Rojava'da yaşayan Kürd'lerin Akdeniz ile olan bağını koparmak için Hatay'ı Türkiye'ye katması az çabamı?

Geriye dönüp baktığımızda M. Kemal dönemi ve sonrası hayatın her alanında Kürd sorununun "çözümü" için  nasıl çaba harcandığını yapılan uygulamalardan biliyoruz.

Evet M. Kemal Kürd sorununu çözmek için çok çaba harcadı. Mithat Sancar M. Kemal'in tek ulus yaratmak amacı için çaba harcadığını bilmesine rağmen söylemiyor. İlginç ve düşündürücü olan çok eleştiri almasına rağmen parti içinden bir tepki almaması.

 

Bu makale toplam: 3665 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:16:18:01
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Adnan Güllüoğlu

Yazarın Önceki Yazıları

CHP Eski Tas, Eski Hamam 72 yaşındaki bir kadına doktor ayıbı Evlat Sevgisinin simgeleri: Cumartesi Anneleri HDP'nin beyinlere yerleştirmek istediği mantık Yeter Demenin Zamanı Geldi ve Artık Geçiyor Anti-Marksist Devrimcilik Bir Doğrunun Ardına Kırk Yalanı Sığdırmak Tekçi Düşünce Kuzu Postu Giymiş Kurt Gibidir Denetlenebilir Bir Başkanlık Sistemi ve Bölgelere Ayrılmış Türkiye Bir Kadın Kahraman Leyla Kasım Hiç Bir Anne Evladını Siyasi Bir Amaç İçin Kullanıp Feda Etmez İlkesiz Yapılan Siyasetin Başarı Şansı Yoktur Kimin Kaçtığı, Kim Savaştığı Değil önemli Olan Kürd Halkı ve Bu Halkın Geleceği İçin Kim Ne İstiyor Düşündürücü Olan ve Yanıt Bekleyen Sorular Enlerin 1 Mayıs Kutlaması Devlet ve Demokrasi Geleneği Siyasette Tutarlı Olana Saygı Duyulur Değerlerine Sahip Çıkmayan Ezilen Uluslar Yok Olmaya Mahkumdur! Eleştiri ve Özeleştiri Kürdler Neden Size Oy Versin? Barzaniler, yine Kürt ve Kürdistan karşıtlarının hedefinde HDP Nereye Gidiyor? CHP ve Kürtler Irkçı validen Kerkük'te Newroz yasakları Devleti Olmayan Her Halk Yalnızdır Teslimiyet Ölüme, Direniş Zafere Götürür Azınlığın Azınlığı Olmak Savaşlarda Taraf Olunur! Putin'e Dünya Dur Denmeli Türkiye'de Antiemperyalist Olmak Savaşa Hayır! İşlenen Kadın Cinayetleri ve Nedenleri Taş Yerinde Durduğu Kadar Ağırdır Sorunların Adı Doğru Konmadığı Sürece Üstü Örtülerek Çözülmez Anlayan varsa beri gelsin Türk Solunun Dayanılmaz Kibri Ana Dilde Seçmeli Anadil'e "Yetmez ama Evet" Sezen Bahane Kemalizm ile Türk İslam Sentezcilerinin İttifakı Şahane Şaka Gibi Kim hesap soracak? İmralı mı, Edirne mi? Hoş Ama Boş Konuşmak Kılıçdaroğlu ve Stockholm Sendromu
x