Adnan Güllüoğlu: Türkiye'de Antiemperyalist Olmak

Türkiye'de Antiemperyalist Olmak

Türkiye binlerce yıldır yaşadığı bölgeye adını veren Kürd'leri "Kart-Kurt" diyerek varlığını yok saydı. Kendi ata toprağında ancak hizmetçi olarak yaşama şansı (M.Esat Bozkurt) tanıdılar. Kürdüm diyeni yüzüne tükürün" diyenler (Cemal Gürsel) artık inkar etmenin mümkün olmadığını görünce bu gün Kürd varlığını kabul etmeyi lütuf gibi sunuyorlar.

Adnan Güllüoğlu

03.03.2022, Per | 12:25

Türkiye'de Antiemperyalist Olmak
Makaleyi Paylaş

Sağda ve solda yer alan siyasi grupların ABD'ye karşı olmalarının nedeni Güney Kürdistan ve Rojava'daki varlığıdır. Bu gerçeği itiraf edemeyenler bağımsız bir ülke olan Ukrayna'yı işgal eden Rusya'yı eleştirmek yerine ABD'yi sorumlu tutuyorlar. Ukrayna’ya çiçek toplamaya gitmiş gibi Rusya'yı haklı çıkarmaya çalışıyorlar. Ukrayna’nın kendini güvende hissetmediği için AB ve ABD'ye yanaşmak zorunda bırakıldığını görmek istemiyorlar. Benzeri nedenlerle Stalin döneminde SSCB'nin sıcak denizlere inebilmek için Montrö anlaşması, Kars ve Ardahan ile ilgili taleplerine karşı NATO'ya girmek karşılığında “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" diyen Türkiye kendisini hiç ilgilendirmediği halde Kore iç savaşına asker gönderip taraf oldu. O gün, soğuk savaş döneminde Türkiye'nin SSCB'ne tavrı ile bugün Ukrayna'nın Rusya’ya karşı tavrı arasında zerre kadar fark yoktur.

Uluslararası ilişkiler karşılıklı çıkar üzerinden şekillenir ve bu şekillenmeye göre dost ve düşman ülkeler belirlenir.

Sağda ve solda yer siyasiler Ukrayna'nın işgaline ve seçimle gelen iktidarını devirmek isteyen Rusya’nın yanında, beka diyerek yer alıyorlar. Bu rezalet yetmemiş olacak ki bağımsız bir ülkenin işgal edilmesini hak görüyor ve açık açık desteklemeleri rağmen "Savaşa Hayır" diyorlar. Bunun adı siyaset değil, en basit tanımı ile siyasi riyakarlıktır. Kendi halkının da tepkisini alan Putin'in Rusya'sı bugün bölgede var olan birçok ülkenin bekası için tehdittir. Bu nedenle Türkiye'den farklı olarak ülkelerde  sağ ve solda yer alan partiler Rusya'nı saldırganlığı karşı Ukrayna'nın yanında yer alıyor.

Türkiye binlerce yıldır yaşadığı bölgeye adını veren Kürd'leri "Kart-Kurt" diyerek varlığını yok saydı. Kendi ata toprağında ancak hizmetçi olarak yaşama şansı (M.Esat Bozkurt) tanıdılar. Kürdüm diyeni yüzüne tükürün" diyenler (Cemal Gürsel) artık inkar etmenin mümkün olmadığını görünce bu gün Kürd varlığını kabul etmeyi lütuf gibi sunuyorlar. Her seçim dönemi Ankara'da farklı, Amed'de farklı konuşarak iki yüzlülük yaparlar. Kürd varlığı kabul edilse bile ulus olarak hakları yok sayılır, talep edenler bölücü sayılır.

Kurtuluş savaşında olduğu gibi mecbur kaldıklarında Kürd'lere hep sözler verildi, ama bu sözlerin hiçbiri tutulmadı. Savundukları adalet, demokrasi ve eşitlik gibi haklardan Kürd’ler her zaman dışarıda tutulur. Sorunu görüp çözülmesi için çaba harcayan yetkililerin başına ölüm dahil olmadık işler geldi.

Suriye'de olduğu gibi dış siyasette ABD ve Rusya arasında gidip gelmeler ve kurulan kısa vadeli ittifaklardan ekonomiye kadar olumsuz giden ne varsa tarafsız bir göz ile incelendiğinde nedenleri başında Kürd sorununun olduğu görülür.

Çok ağır bedeller ödendi ve artık gerçekleri görüp kabullenmenin zamanı geldi ve geçiyor. Dünya eski dünya değil. Ezilen uluslarında kendi çıkarlar için tercih edebilecekleri çok seçenekler var. Bu çağda farklı olan etnik ve inanç gruplarını şiddet ve baskı altına alarak asimile etmek insanlığa karşı işlenmiş suç sayılıyor. Bir arada barış içinde yaşamak isteniyorsa, (birlikte, yada komşu) bunun şartlarını ön yargılarını kurtulup empati yaparak oluşturmak gerekiyor. Bunun için de ilk önce yıllardır sonuç alınamayan, bedeli ağır şiddet ile çözüm anlayışına son verilmeli. Zorla güzellik olmadığı gibi zorla birlikte yaşamda olmuyor. Gönüllü birlikte bir yaşam isteniyorsa hayatın her alanında eşit haklar Kürd'ler içinde tanınıp anayasal güvence altına alınmalıdır. Sonra ayrılma yada birlikte kalma kararını vermeyi Kürd'lere, yapacakları referanduma bırakılmalıdır.

KÜRD'LER ENFAL-HALEPÇE VE AMUDİ'DE 283 ÇOCUĞU SİNEMAYA GÖTÜRÜLÜP YAKILMASI GİBİ GÖSTERE GÖSTERE YAPILAN BENZERİ KATLİAMLARA,"KENDİ ÇIKARI İÇİN DAHİ OLSA"HANGİ ÜLKE KARŞI ÇIKIYORSA, JENOSİT AMAÇLI TOPLU KATLİAMLARI TEKRAR YAPMAK İSTEYENLERE HANGİ ÜLKE ENGEL OLUYORSA KÜRD'LER İÇİN DOST ÜLKE ARTIK ONLARDIR.

Bu makale toplam: 1642 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:16:35:12
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Adnan Güllüoğlu

Yazarın Önceki Yazıları

CHP Eski Tas, Eski Hamam 72 yaşındaki bir kadına doktor ayıbı Evlat Sevgisinin simgeleri: Cumartesi Anneleri HDP'nin beyinlere yerleştirmek istediği mantık Yeter Demenin Zamanı Geldi ve Artık Geçiyor Anti-Marksist Devrimcilik Bir Doğrunun Ardına Kırk Yalanı Sığdırmak Tekçi Düşünce Kuzu Postu Giymiş Kurt Gibidir Denetlenebilir Bir Başkanlık Sistemi ve Bölgelere Ayrılmış Türkiye Bir Kadın Kahraman Leyla Kasım Hiç Bir Anne Evladını Siyasi Bir Amaç İçin Kullanıp Feda Etmez İlkesiz Yapılan Siyasetin Başarı Şansı Yoktur Kimin Kaçtığı, Kim Savaştığı Değil önemli Olan Kürd Halkı ve Bu Halkın Geleceği İçin Kim Ne İstiyor Düşündürücü Olan ve Yanıt Bekleyen Sorular Enlerin 1 Mayıs Kutlaması Devlet ve Demokrasi Geleneği Siyasette Tutarlı Olana Saygı Duyulur Değerlerine Sahip Çıkmayan Ezilen Uluslar Yok Olmaya Mahkumdur! Eleştiri ve Özeleştiri Kürdler Neden Size Oy Versin? Barzaniler, yine Kürt ve Kürdistan karşıtlarının hedefinde HDP Nereye Gidiyor? CHP ve Kürtler Irkçı validen Kerkük'te Newroz yasakları Devleti Olmayan Her Halk Yalnızdır Teslimiyet Ölüme, Direniş Zafere Götürür Azınlığın Azınlığı Olmak Savaşlarda Taraf Olunur! Putin'e Dünya Dur Denmeli Savaşa Hayır! İşlenen Kadın Cinayetleri ve Nedenleri Taş Yerinde Durduğu Kadar Ağırdır Sorunların Adı Doğru Konmadığı Sürece Üstü Örtülerek Çözülmez Anlayan varsa beri gelsin Mustafa Kemal Kürd Sorununu Çözmek İçin Çaba Harcadı mı? Türk Solunun Dayanılmaz Kibri Ana Dilde Seçmeli Anadil'e "Yetmez ama Evet" Sezen Bahane Kemalizm ile Türk İslam Sentezcilerinin İttifakı Şahane Şaka Gibi Kim hesap soracak? İmralı mı, Edirne mi? Hoş Ama Boş Konuşmak Kılıçdaroğlu ve Stockholm Sendromu
x