Ahmet Önal

II. Abdulhamid’i Kemale Taşıyan Talat Paşa- (VI) Diktatörler tarihte, farklı seslerin çıktığı meclisi etkisizleştirmek, “Gereksiz” hatta “Engel” görmüşler. Tek adamlar, meclisi bir yasama kurumu değil, istibdadını meşrulaştırmak için üzerinde manevra yapacak, kendini “demokrat” modern ve “meşru” göstermek üzere bir araç olarak kullanmışlar. Meclis üyeleri, diktatörlüklerini açığa çıkaran bir konuma geldiklerinde de meclisi tasfiye etmişler! Abdulhamid, Meclis-i Mebusan’dan ve Kanun-i Esasi’den kurtularak, tüm kararları kendinden toplamak üzere hedefler belirlerken, çaresiz kalan muhaliflerin “darbe” dahil farklı yolları deneyebilecekleri ihtimalini düşünerek konumlanacağı ihtimal dahilinde olmuştur. - Diktatörleri barışa eviren şey, içeride ya da dışarıda veya iki cephede dayanan zorun zorunluluğu olmuştur. - İşgal edilmiş Kıbrıs’a da diğer pek çok alan gibi, yenilmiş orduların ardında yapılan görüşmeler ile çekilmek durumunda kalarak, masada kaybedilerek “Elveda” eder! - Bütün bunların ardında Berlin Kongresi, Osmanlı Devleti’nin kaderi üzerinde müzakereler başlarken, içeride sonuçlarının ne olduğunu merak ederiz- ki ileride onu da masaya yatırmak yanlış olmaz! - Bu genel değerlendirmelerden sonra, 1878 yılına girerken Rus Birliklerinin, Osmanlı Sarayı’nın kapısına dayandığı koşullarda, II. Abdulhamid ve yönetiminin, 13 Haziran 1878’de düzenlenen Berlin Kongresi ardında neler düşündüğü ve nasıl işlediğine göz atalım!

Ahmet Önal