Aziz Yağan: Çocuklarını Yiyen ve Yedirten Kürd Toplumu (I)

Çocuklarını Yiyen ve Yedirten Kürd Toplumu (I)

Kürd çocuklarının başına çeşit çeşit, ağır kıyametler geliyorsa, çoğu çocuk için risk altında yaşam devem ediyorsa, önlemek, azaltmak mümkün mü?

Aziz Yağan

12.02.2022, Cts | 12:25

Çocuklarını Yiyen ve Yedirten Kürd Toplumu (I)
Makaleyi Paylaş

Kürd çocuklarının başına çeşit çeşit, ağır kıyametler geliyorsa, çoğu çocuk için risk altında yaşam devem ediyorsa, önlemek, azaltmak mümkün mü?

I-

Bölgemizde kadın ya da erkek kimi şoför ve yolcu arabanın içindeki çocuğu ya da çocukları kucağında, yolcu koltuğunda oturtarak çocukların canını tehlikeye attığının farkında değil. Çocuğunu arabanın arka koltuğunda emniyet kemersiz oturtan ebeveyn de çocuğunun can güvenliğinin tehlikede olduğunun farkında değil. Hatta camdan sarkan ya da sun roof’tan (tavan penceresi) dışarıyı seyreden çocuklara da rastlanabiliyor.

Hareket halindeki arabasında çocuğunun can güvenliğini sağlamamanın bir suç olduğu da ebeveynin umurunda değil.

Aracın sert fren yapması, bir yere çarpması ya da bir başka araç ile çarpışması anındaki hızla, çocuğun cama çarpacağının, araçtan fırlayacağının ayırdında olmayan, yani çocuğuna gelebilecek zararı öngöremeyen, başına kaza gelmeyeceğini sanan, kaza olsa da zarar gelmeyeceğini sanan, yasanın gerektirdiği önlemi almayan ebeveyne kim güvenebilir, neden güvenesiniz?

Bu sorunda sıkı kontrolü yapmayan trafik görevlileri suçlu mudur?

Kimi çocukların araç içerisinde her an hayati tehlike altında olmasına karşı harekete geçmeyen aktivistler ve sivil toplum kuruluşları da kayıplardan, yaralanmalardan sorumlu mudur?

Diyarbakır’da kaldırımda yürürken ya da karşıya geçerken kimi ebeveynin çocuğunu aracın geldiği yönün tersine almadığını görmek olağandır. Bir yaya, (kaldırım olsa da olmasa da) cadde ve sokaklarda trafiğin akış yönünde ya da trafik akışının tersi yönde yürürken çocuğunu kendisinin göreceli güvenli tarafına almaması da sorunun sadece araç içi değil, araç dışı olduğunu; yaygın bir çocuğunu koruyamama, önlem alamama halini ortaya koyan izlenimdir, veridir. Bu gözlem, ebeveynler arasında sosyoekonomik ve sosyokültürel farkın koruyucu tutumla ilişkisinin tartışılmasına izin verir.

Elbette benzer görüntülere bölge dışında da rastlanmaktadır. Birincisi, bölge dışında olanlarla ilgilenmiyoruz çünkü kendi sorunlarımıza odaklanmamız gerekiyor. İkincisi, bizdeki asıl problem ise; görülme sıklığının yüksek oluşu, fark edilmemesi, tartışma konusu olmaması, önlem alınmaması, trafikte kontrolün yapılmamasıdır.

Evde, okulda, sokakta kaç çocuğumuz ihmal ve istismarın hangi türüne ve derecesine maruz kalıyor?

II

Kaliteli örgün eğitime erişimde eşitsizlik yaşayan çocuklarımız, ihmal ve istismarla yaşayan çocuklarımız, bölgemizde PKK’nin zorunlu askerliğe aldığı çocuklarımız, suça itilen çocuklarımız..

Çocuklarla ilgili yaklaşım ve tutumumuz şunu söylüyor: Biz Kürdler çocuklarımızı koruyamıyoruz! Tıpkı tarihi eserlerimizi, tarihi alanlarımızı koruyamadığımız gibi, bölgemizdeki yoğun emek sömürüsünü ve emeğin güvencesizliğini durduramadığımız gibi, kentlerimizde hijyeni ve temiz tutmayı sağlayamadığımız gibi.

‘Bu gibi sorunlar önceliğimiz değil!’ diyenler olacaktır. Çocuklarını, doğasını, çevresini, kendini koruyamayan bireylerin toplumu dinamik değildir, tehlikeye, zorbalığa maruz kalmaya açıktır, kullanılmaya açıktır. Kullanıldığını anlayamayan özgürleşemez.

Toplumumuzun çocukları koruma hassasiyeti ve pratiği Afrika, Avrupa, Afgan toplumlarından hangisininkine benzemektedir? Çocuklarımızı istediği gibi öldüren ve öldürtenlere karşı toplumsal hassasiyetimiz ve direncimiz Afrika, Avrupa, Afgan toplumlarından hangisininkine benzemektedir?

 

III-

Sadece Boko Haram mı çocukları ‘ikna’ etmektedir, çocukları katil yapmaktadır, çocuklardan katil yaratmaktadır, çocukluğundan itibaren katletmeyi öğretmektedir?

Myanmar, Sudan, Güney Sudan, Somali ordusu, Kongo Demokratik Cumhuriyeti; FARC, Taliban, El Şebab, Boko Haram, IŞİD, Hizbullah, PYD ve PKK’nin ortak noktası zorunlu askerlik adı altında eline silah verdikleri çocuklara çocuk değil “gençlik” demeleri.

 

IV

Kendi çocukları için kaygılananlara örnekler:

İnsan hakları aktivisti Reyhan Baydemir Mart 2012’de. “Oğlumun duygusallığı beni çok endişelendiriyor. Mesela Osman [Baydemir] açlık grevinde ya, televizyonu açmamam lazım. Bir yerde görür, duyar, akşam yemek yemez, babam açsa ben de aç kalayım der.” (http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi-basaran/cocuklarin-hafizasi-nasil-barisacak-1080627/)

Başak Demirtaş (Ekim 2021): ‘Kızlarımız babalarına 19 aydır sarılamadı.” (https://www.gazeteduvar.com.tr/basak-demirtas-kizlarimiz-babalarina-19-aydir-sarilamadi-haber-1537542)

Aralık 2012’de, BDP milletvekili Gültan Kışanak’ın kızının bir MİT’çi ile gönül ilişkisinin başladığını yazan Fatih Altaylı’yı arayan Kışanak şunları diyor: ‘Hepimizin çocuğu var. Bana olan husumetinizi anlıyorum ama çocukları bu işe alet etmeyelim. En azından internet sitenizden kızımla ilgili bölümü çıkarır mısınız?’ (https://www.haberturk.com/yazarlar/fatih-altayli-1001/805186-dagda-olenler-agac-kovugundan-mi-cikti-gultan-hanim)

 

V

Başkalarının çocukları için kaygı düzeyine örnek:

Dağa giden çocuklarını isteyen, benim de o dönem açık destek verdiğim aileler için Selahattin Demirtaş ortaya bir ‘delil’ koyma gereği duymadan şunları söylemişti (Aralık 2014): ‘Orada oturan bazı aileler istihbarat tarafından kendilerine verilen ücret karşılığında o eylemi yapıyorlar. Çocukların da dağa gittiği yok.’ Hükümetin ve basının kullandığı ‘kaçırma’ kelimesine özellikle itiraz eden, kendisi de hukukçu bir baba olan Selahattin Demirtaş’ın 18 yaş altı çocuklarımızın dağa ‘özgür iradeleri’ ile gittiğini belirten açıklaması şöyle devam etmiş: ‘Evet çocuklarımız kendi isteğiyle [dağa] gitmiş, ikna edilmişler. Israrla hükümet bu kavramı [kaçırma] kullanıyor ama kimse kusura bakmasın 30 yıldır onbinlerce kişiyi kaçırarak dağa götürmedi bu örgüt.’

 

VI

Demirtaş’ın ‘istihbarattan para aldılar’ sözlerine itiraz eden bir anne babadan babanın ve ‘çocuğunu isteyen annenin’ tavrı:

Baba Ömer Tokay'ın "Bir gitti yedi çocuğum kaldı" sözlerine de anne tepki gösteriyor: “Sekiz çocuğum var, o da gelecek!” (http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/cocuklarimiz-bize-teslim-edilsin)

 

VII

Silah altında olmayan sivil çocukların ölümüne de sebep olundu. 12 Eylül 2006’da Diyarbakır’da PKK bombası ile 7 çocuk ve 3 Ocak 2008’de yine Diyarbakır’da dersane önünde PKK bombası ile 2 çocuk katledildi. Bu ne ilk, ne son çocuk ölümü oldu.

Kürd çocuklarının kolay ve rahatça öldürüldüğü, öldürtüldüğü, perişan edildiği, pişmanlık dahi duyulmadığı ve bu ölümlerle, cezaevleriyle, mağduriyetlerle çocukların ailelerinin, arkadaşlarının PKK’nin etrafında kümeleşmesini, kenetlenmesini etrafınıza bakıp fark edemiyorsanız, Aytekin Yılmaz’ın tanıklara, tanıklıklara ve kanıtlara dayanan kitaplarına göz atmanızı öneririm.

 

VIII

Belkin Elvan, Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol..

 

IX

Çocukları zorla askere alma, bombalama eylemleri, 6-8 Ekim, ve hendek süreçlerinden herhangi biri esnasında ya da sonrasında Kürd toplumu harekete geçmeliydi. Elbette toplumun sessizliğinin ve kımıltısızlığının nedenleri olmalıdır ancak sessizlik bu vahşi eylemlerin onaylandığı anlamına gelmemektedir.

Kendisine oy versin ya da vermesin tüm toplumun PKK’ye sessizliği ya da verilen oylar PKK tarafından her politikasının, yaklaşım ya da eyleminin toplum tarafından tartışmasız kabul ve destek gördüğü olarak yansıtılmaktadır.

 

X

Çocuk gelin meselesinde trajedi, evrensel bilgi birikimi, deneyim, tutum, sivil tepki ve cezai karşılık varsa küçük çocukları dağa götürmek de benzer kapsamdadır.

Zorunlu askerlik yasası adı altında PKK’nin çocuk kaçırmalarını durdurmayan devlet sorumluluk sahibidir.

Çocuğu ile yeterince ilgilenmediği için çocuğu dağa götürülen ve dağa götürülen çocuğunu geri getirmek için çaba harcamayan aileler sorumludur.

Bu meseleyi gündemde tutarak Apoculuk sözleşmesinin yürütücü ve destekleyicilerine karşı net tavır almamış, hala da alamayan aktivistler, sivil toplum örgütleri ve siyasi yapılar sorumludur.

Bu meseleyi gündemde tutmak bir tarafa, Apoculuk sözleşmesinin yürütücü ve destekleyicileri ile ilişki kuran; siyasi, kimliksel, sosyal, kültürel başlıklar altında işbirliği yapan, ittifaklar kurmayı deneyen, kuran birey ve siyasi yapılar sorumludur.

Halen de devam eden PKK’nin çocuk askerlik uygulamasına karşı sessiz kalan toplum sorumludur.

Peki, Kürd çocuklarının başına çeşit çeşit, ağır kıyametler neden sıkça geliyor, neden risk altında yaşam devam ediyor ve nasıl önlenebilir?

XI...

(Devam edecek...)

Bu makale toplam: 11174 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:17:18:59
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Aziz Yağan

Yazarın Önceki Yazıları

Kuzeyliliğin Esasları ve PKK’ciliğin Esasları PKK’nin, Apocuların, PKK’cilerin Kimyasal Silah Kullanıldığına Dair İddiası PKK’nin Bölgemize, KBY’ye Savaş Tehdidi ve Kuzey Toplumu Aziz Yağan: Kürdce mi, Statü mü, Yoksa İkisi Birden mi? Berlin, Kiev, Diyarbakır Kimi Kürdler HDP için Yine KürTleşmenin Eşiğinde Kürdce, KürD Hareketi ve KürT Aydınları Gri Alan, Beyaz Alan, HAK-PAR, Kürd Seçmen Kılıçdaroğlu, Bablekan ve İmralı Kimi Kürdün Adalet, Eşitlik, Yardım İsteme Biçimi Kürdler Öfkeli Türk Kalabalıklarından Nasıl Korunabilir? Orman Yangınları, HDP, Öfkeli Türk Kalabalıkları ve Kürdler Manavgat Yangını ve Yaklaşan Şiddet Tehlikesi HDP’nin Kürde Kaybettirici, Kutuplaştıcı Politikası Afyon ile Kuzey Arasındaki Mekik Kaç Zengin, Kaç Vekil Çıkarır! İğneli Beşik, Mum Söndü, Kuyruklu’dan İlk Gece Hakkı’na Edebiyat Editörü, Yazar, Taşra Gönüllüsü Kürd Yazar (II) Edebiyat Editörü, Yazar, Taşra Gönüllüsü Kürd Yazar (I) Aldatılanı Aldatmak Coğrafi Statü ve Kültürel Kimlik Ayrımı PKK’den İbrahim Güçlü’ye Bir Tehdit Daha Kürdler ve Ankara İttifakları Olası Şengal Katliamını Kürdler Durdurabilmeli HDK ve Kürdistani İttifak Çalışması Kürdler Yeni Anayasada Nasıl Yer Alabilir? Ankara’da İstenmeyen HDP’nin Kaderi Kimin Elinde? Kürdce Anadili Kampanyaları ve Sivil Alan Kürdlerde ”Şimdi” nin İcadı ve İnşası(*) Trump Kürd Olsaydı Bazı Kürdler O’na Terörist Der miydi! Kürd Reformu Söylentilerindeki Eksik Kürdistan Bölgesel Yönetimi Ne Yapmalı? PKK’yi Yabancı Bir Örgütten Tanımak, Tanımlamak PKK’nin Yeri Neresi? Düşmanları Sevindirmeyenler KBY, PKK için Önlemler Almalıdır Kürdistan Bölgesel Yönetimine Çağrı Ey Dünya, Kötülüğün Kaynağı Bu Kez Ahiretsizler Kürdlerin HDP'ye mesafesi Leyla Güven’in Kürdlüğü, Berberoğlu’nun Türklüğü Osman Baydemir Apocu mu, değil mi! KürT aydını ile KürD aydını Öcalan, Aidan James, PKK PKK’yi Terk Edemeyenler ''Benim Ülkem Dilim'': Topraksız ve Statüsüz Çerçeve (I): Kangren Kulp’ta Beş Kürd Daha Parçalandı Şeyh Abdulkerim Çevik’i Öldürmeyeceksin! Uygur Türkleri, Kürdlerin Yaklaşımı ve Dünyanın Geri Kalanı Sıra Kürd Dili ve Kültüründe mi? Tanrı Vardır ve Adı da Petrunya’dır Kürd Temsiliyeti de Nesi? Ayrışalım (III) -Rojava Kahramanları- Ayrışalım (II) Ayrışalım SUSAMAM, rapçı Miraç, Kürd Yanılsaması Karşılıksız Aşığın Kürd Hali Kayyım Atamaları Kime Karşı: KürDlere mi, KürTlere mi, Halklara mı? İyaz bin Ganem’e karşı İlhan Diken!!! Bağlar Belediye Meclisi: Medeni Ölüm 160 TL İstanbul’da Seçmen ve Aday Uyumu Kürdler İçin de 'Her Şey Çok Güzel Olsun!' Selçuk Mızraklı, Zorbalık, Handan Ekici Cumartesi Anneleri ve Sivil Alan 24 Haziran’da ne yapmalıyız? HAMLE: Şuursuzluğa Karşı HAMLE: Ciddiyete Davet! Onur Ünlü’den ‘Gerçek Kesit: Manyak’ HAMLE: Yerel Seçimleri Kazanmak, ama Nasıl? Afrin’de Siviller Öldükçe Güçlenmek! HAMLE: Peki ama Hangi Partiyle? HAMLE: Reform için Yerel Seçimler Ferdinand: Daima kendiniz olun ve Tres’e ne olduğunu sormayın! Beden ve Ruh: Bağımsız Kişilikler Ali Kemal Çınar û Génco Kemal’in ‘Adalet’i ve Kürtler İşkenceciler Çocuklarını Sevebilir mi? İllegalite ve Kürdler Sesi kesilen taşlar ve onların arasında bir şair Sansüre Karşı ‘Zer’ Kürdler; Rejim Yanlıları ve Karşıtlarının Fedaisi mi! Aziz Yağan-İrfan Burulday; Parlamentodaki Siyasi Partilere ve Kürd Seçmenlere Çağrı Geçmişle hesaplaşma, yarına köprü: Geçersiz oy Evet, Hayır, Boykot ve Kürdler için 4’üncü yol Biz O Hendekleri …! Ariel’den Arielle’ya: Küçük Deniz Kızı Türkiye, Almanya, Hollanda ve Nefret Söylemi Vank’ın Çocukları: Tarihsel Hakikat Mücadelesi Aziz Yağan: Türkiye’de toplumsal ve bölgesel anlamda Kürtlerin temsiliyeti yoktur Jale ve Mehmet Elbistan Vatandaş Anadilinde Konuş! Kürd Tarafı ve Post-Olgusal Siyaset Prensim, Ömrümün Kalanı Sensin! Derik Kaymakamına Sabotaj Ekşi Elmalar’a ilaveten PKK ile Nereye Doğru? Atatürk’ünü Arayan Ahmet Altan PKK Vekilleri Öldürmeyi Denedi mi! Yılmaz Erdoğan'ın Ekşi Elmalar'ı Kürdler Onursuz, Benliksiz, Haysiyetsiz mi! Kürdlerin Acılarıyla Alay! İki Ustadan Kısa Bir Film: Borrowed Time Kalandar Soğuğu: Bi Dur Be Adam! Medeni Ölüm, Alternatif Model, Fahriye Adsay Sevimsiz Düşünüşler... Halay, Abdullah Keskin, Avesta Koşun Kürtler, Köşede Kurtlar Şeker Dağıtıyor! Mustafa Kemal'in İçimizdeki Askerleri Haksızlık: 'Madımak: Carina’nın Günlüğü' Küçük Prens Kor’u Kor Yakar Demirkubuz'un Bulantısını Gözardı Etmemek Gerek Kuzeyliler Kuzey’e Sabitlendi mi? Kaplumbağa Kabuğu İçindeki 'Yitik Kuşlar'! Heine, Faşizm ve Romansero-Bimini Kürdler ve Diğer Milletler Terörist Değildir Hendek Tatbikatı sayesinde Tanrı Türk'ü Koruyacak Yas Öyküsü Cizre’de Çıkış Yokmuş, Peki Kuzey’de Var mı? İttifakın İç’ten Olanı Hey Sevgilim!.. Yok Bişey Lanetli Olan Mekanlar Değil İnsanlar IŞİD Alevilere saldırır mı? İç Savaş Kılıftır Acildir! Tüm Kürdlerin Dikkatine! Çocuklarımızı Yedirten ÖzYönetim! Sahte Kül Kedisi Bal Kabağını Yolda Yer FİLİZ KORKMAZ’ın anısına İslami Bireylere Günahkar Diyarbakır Hay Way Zaman / Dersim'in Kayıp Kızları Asasız Musa / Musayê Bê Asa Hayastan Aynı Yıldızın Altında Sen Aydınlatırsın Geceyi Bir Dersim Hikayesi Halam Geldi Günahın Dokunuşu / A Touch Of Sin Fare sen aslında... Pieta / Acı – Aziz Yağan
x