İsmail Beşikci: Göbekli Tepe Hakkında…

Göbekli Tepe Hakkında…

Samuel Noah Kramer’in (1897-1990) Tarih Sumer’de Başlar kitabı, 1990’da Ankara’da, Türk Tarih Kurumu tarafından basılmıştır. Kitabın ilk baskısı, 1956’da Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşmiştir.

İsmail Beşikci

16.10.2021, Cts | 11:51

Göbekli Tepe Hakkında…
Makaleyi Paylaş

Sumerler, M.Ö. 4000 yıllarına tarihlenmektedir. Günümüzde Göbekli Tepe’de yapılan kazılarda  ise M.Ö. 12000 yılına tarihlenen ibadethaneler, tapınaklar ortaya çıkmıştır.

Göbekli Tepe Urfa ilinin 22 km. kuzeydoğu’sunda Herabresk Köyü’ndedir. Yöre halkı bu tepeye Girê Mirazan  (Umutlar Tepesi, Dilekler Tepesi) demektedir. Bu, yöre halkının bu tepeden haberdar  olduğunu gösterir. Bu tepenin altında, Kürd Tarihini,  Ortadoğu tarihini ve insanlık   tarihinin yazımını  değiştirecek ne gibi hazineler olduğundan doğal olarak haberdar değildir.

Göbekli Tepe 1995 yılında Alman arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt (1953-2014) ve ekibi tarafından kazılmaya başlanmıştır. İlk olarak, birçok yapıdan oluşan devasa bir ibadethane, tapınak ortaya çıkarılmıştır. Bu yapılar M.Ö. 12000’e tarihlenmektedir.

Kürd arkeolog Cemal Özçelik’in’ (d. 1966, Mardin/ Derik)  Göbekli Tepe kazıları hakkında çok önemli çalışmaları vardır. Bu çalışmaların şimdiye kadar iki cildi yayımlanmıştır. Kürd arkeolog Cemal Özçelik, 20 Temmuz 2020’de, Serpil Güneş’e verdiği bir röportajda,  bu çalışmaların beş cildi bulacağını söylemektedir.

Yukarıda belirtilen iki cilt şunlardır:

Göbekli Tepe,  Öteki Dünyaya Açılan Kapının Şifreleri, Birinci Kitap, Nas Yayınları, Nisan 2018, 490 s.

Göbekli Tepe (Kozmik Doğuş,  Kutsal Evlilik ve Ölümden Dirilişe) İkinci Kitap,  Kalkedon Yayınları,  Ekim 2020, 472 s.

Bunlar büyükboy kitaplardır. Kitaplarda bol bol, Göbekli Tepe kazılarında elde edilen buluntuların fotoğrafları yer almaktadır.

Bilim insanı Cemal Özçelik, arkeoloji tahsilini, İsviçre’de Bern Üniversitesi’nde Önasya Arkeolojisi bölümünde yapmıştır. Yüksek lisansını da aynı bölümde tamamlamıştır.

Kürd arkeolog Cemal Özçelik, Alman arkeolog Klaus Schmidt hakkında da bilgi vermektedir. Yukarıda belirtilen röportajında, Klaus Schmidt’in, Göbekli Tepe’yi yapanların etnik kimliği üzerine kendisine sorulan bir soruya karşı, ‘şu anda bölgede kim yaşıyorsa, Göbekli Tepe’yi onlar inşa ettiler’  dediğini dile getirmektedir.

Kürd arkeolog Cemal Özçelik, Göbekli Tepe’de şimdiye kadar yapılan kazıların, yapılması gereken kazıların onda birini bile bulmadığını vurgulamaktadır. Dedektörlerle yapılan aramalarda, yerin alt katmanlarına  inilmesinin gerekleri üzerinde durmaktadır.

Göbekli Tepe’de gerçekleşen bu çalışmalardan ve Cemal Özçelik’in yazılarından sonra,  Mehmet Akyol, (d. 1954,Diyarbakır/Lice/Derqam) Tarih Yukarı Mezopotamya’da Başlar,  başlıklı bir kitap yayımlamıştır. (Nas Yayınları, Aralık 2011,  181 s. ) Nas Yayınları sahibi, Cemal Özçelik’in birinci kitabına, Yayınevinin Notu başlıklı yazısında Mehmet Akyol’un bugün aramızda olmadığını belirtmiştir. (s.4)

Göbekli Tepe kazılarından önce,  Kürdistan bölgesinde başka  kazılar da yapılmıştır. Hallan Çemî, (Diyarbakır),  Nevalê Çorî, (Viranşehir),Çayönü (Ergani) bunlar arasındadır. Bunlar da M.Ö. 8000’e, 7000’e tarihlenmektedir. Rahmetli,  Cemşid Bender hoca (1927-2008) çeşitli yazılarında ve Kürt Tarihi ve Uygarlığı kitabında bunlardan çok söz ederdi.

Tarih Sumer’de Başlar önermesi, yazının icadıyla, yazılı tarihle ilgilidir. Halbuki yazılı tarihten önce de tarih vardır. Buna kısaca insanlık tarihi diyebiliriz. Göbekli Tepe kazılarında, Hallan Çemî kazılarında, Nevalê Çori ve Çayönü kazılarında bulunan, tapınaklar, günlük yaşamla ilgili çeşitli aletler, edevat,  insanlık tarihiyle ilgilidir.

Avusturyalı bir  arkeolog ve araştırmacı olan Ferdinand Hennenbirchler  Kürdlerin Kökeni araştırmasında, Kürdlerin, Yakındoğu’nun, Ortadoğu’nun, Önasya’nın  otokton bir halkı olduğunu, tarihlerinin  M.Ö.  15000’e kadar uzandığını, bunun M.Ö. 50000’e  kadar götürülebileceğini vurgulamaktadır. Göbekli Tepe bunun çok açık bir örneğidir. Kürdlerin kökeni incelenirken,  ‘Kürdler bölgeye Kuzeyden geldi’ ‘ Kürdler Doğudan gelip bölgeye yerleşti’ gibi görüşler  bu kakımdan gerçeği yansıtmamaktadır. Çok açık bir şekilde görüldüğü gibi, Kürdler Kuzey Mezopotamya’nın  otokton bir halkıdır.

Asurlar/Süryaniler, Araplar, Farslar Ermeniler de bölgenin otokton halklarındandır. Ermeniler, bölgeye Balkanlar ve Trakya ve boğazlar üzerinden çok sonra gelmişlerdir.

Tarihin çok eski dönemlerine baktığımız zaman, uygarlıkların daha çok nehir kıyılarında, doğduğunu geliştiğini görüyoruz.  Yerleşik olmak, köyler şehirler kurmak,  hayvanları evcilleştirmek,  tarımsal faaliyetleri geliştirerek  artı ürün ortaya koymak ticareti başlatmak,  uygarlıkları kurmanı gelişmesini sağlamanın önemli koşullarıdır. Çin’de Sarı Nehir, Mavi Nehir, Hindistan’da Ganj Vadisi, İndüs Vadisi, Mısır’da Nil, Mezopotamya’da Dicle-Fırat havzası bu bakımdan çok elverişli alanlardır.

Dicle-Fırat Havzası, Kuzey Mezopotamya uygarlığın ilk geliştiği alanlardır. Önasya Arkeolojisin ’de Halaf kültüründen,  Obeyd kültüründen, Karaz veya Kuru-Aras kültüründen söz edilmektedir. Halaf kültürü, adını,   Kuzeybatı Kürdistan’da, Rojava’daki Tell Halaf şehrinde yapılan kazılardan  almaktadır. Elde edilen ürünler M. Ö. 6000 yıllarına tarihlenmektedir. Obeyd Kültürü, adını, Kürdistan’ın güneyinde, Obeyd bölgesinde yapılan kazılardan almaktadır. Üretilen ürünler, M.Ö. 5000’lere tarihlenmektedir. Karaz veya Kuru-Aras kültürü, adını, Erzurum’da merkeze bağlı  Karaz köyünden almaktadır. Bütün buralar, Kuzey Mezopotamya bölgeleridir.

                                                        ***

Kürdlerin yaşadığı coğrafyanın, Doğu-Batı arasında geçiş yolları üzerinde bulunması, Yakındoğu’nun, Ortadoğu’nun, Önasya’nın tam ortasında olması, Kürdler ve Kürdistan için çok olumsuz sonuçlar ortaya koymuştur.

Kürdler, Makedonyalı Büyük İskender döneminde çok ağır baskılarla karşılaşmışlardır. İskender (M.Ö. 356-323) orduların Hindistan’a doğru koştururken, gidişte ve dönüşte Kürdlerin yaşadığı alanlardan geçmiştir. Pers İmparatoru III. Dareios’la  yaptığı savaş, Kürdistan’ın güneyindeki bugünkü Hewler (Erbil) yöresinde gerçekleşmiştir. M.Ö 334’de gerçekleşen savaşı Büyük İskender kazanmış, Pers İmparatorluğu’nun çöküşünü sağlamıştır. Büyük İskender bu dönemde, Kürdlerin bütün kültürel mirasını  yazılı belgelerini yaktırmıştır. Maddi varlıkların tahrip etmiştir.

İslam, Kürdlere kılıç zoruyla kabul  ettirilmiştir. Kürdistan, İkinci Halife Ömer devrinde (634-644) fethedilmiştir. İslamı kabul etmeyen, kendi dinlerini, inançlarını yaşamak isteyen Kürdler çok ağır baskılarla zulümlerle karşılaşmışlardır. Arapça’dan başka dil konuşanların dillerinin ucu kesilmiştir. Kürdlerin bütün kültürel mirası yakılmış, yıkılmıştır. Kitaplarla, belgelerle dolu kütüphaneler yakılmıştır. Şöyle denmektedir.  ‘Eğer bu kitaplarda, belgelerde yazılanlar Kur’an’a  uyuyorsa,  Ku’ran vardır, bunlara gerek yoktur, Kur’an’a  uymuyorsa  zaten yakılmaları gerekir.’( Ethem Xemgin, Kürdistan’da Dini İnançlar ve Etkileri, Melsa Yayınları, 1992 İstanbul, s. 130-131)

Onbirinci yüzyılın ikinci çeyreğinde başlayan Oğuz akınları, Onüçüncü yüzyılın ilk yarısında başlanan Moğol saldırıları da Kürdler’e/Kürdistan’a çok  kaybettirmiştir.

İlk çağlarda Pers-Yunan savaşlarının, Ortaçağ’da Sasani-Bizans çekişmelerinin, savaşlarının, yeni çağlarda Osmanlı- İran savaşlarının Kürdistan toprakları üzerinde gerçekleşmesi, her zaman Kürdistan’ın yakılıp yıkılmasını getirmiştir.

Kürdlerin yaşadığı alanlar, Kuzey Mezopotamya, Önasya arkeolojisi için çok elverişli çok  zengin alanlardır. Ama örneğin Türkiye bu alanlarda kazı yapmak isteyenlere, kazı için  izin verirken çok önemli bazı şartlar ileri sürmektedir. Kazı sürecinde elde edilen buluntuların Kürdlerle ilintileştirilmemesi çok önemli bir koşul olarak ileri sürülmektedir. Aksi halde kazı ruhsatının iptal edileceği vurgulanmaktadır. Benzer koşulları, İran, Irak, Suriye gibi devletler  tarafından da  dile getirilmektedir.

İngiliz tarihçi  Prof. Dr.  Amêlie Kuhrt, Eski Çağ’da Yakındoğu (M.Ö. 300-330) başlıklı çok önemli çalışmasında bu konu ile ilgili olarak, “Zağroslardan başlayıp, Torosların güneyinden Akdeniz’e kadar uzanan hatta, sürekli olarak varlığını sürdüren, Arap olmayan, Fars olmayan bir halk…” tan söz etmektedir. Amêlie Kuhrt’un Kürdlerden bahsettiği halde adını anmaması, bu halkın Kürdler oluğunu söylememesi şaşırtıcıdır. Halbuki örneğin Ksenofon, Anabasis, Onbinlerin Dönüşü çalışmasında, uzun uzun Karduklardan, ERmenilerden  söz etmektedir.  (M. Ö. 400-300 yılları)

Eski Çağlarda, Kuzey Mezopotamya’da yaşayan, Hurriler, Gutiler, Kassitler, Nairiler, Subariler, Mitanniler, Medler… Kürdlerin ataları olan halklardır. Bunlar birbirlerini takip eden yönetim birimleri değildir. Aynı dönemde Kuzey Mezopotamya’nın çeşitle alanlarında yaşayan halklardır. Urartuları da bu halklar arasında saymak gerekir. Kürdlerin bu halkların karışımıyla oluştuğu söylenebilir.

Kabaca, Gutilerin Zağroslar’da, Kassitlerin Hewraman bölgesinde, Nairilerin Vangölü çevresinde, Kafkasya’da, Mitannilerin Samsat, Adıyaman taraflarında, Hurrilerin Kuzey Mezopotamya’nın her alanında yaşadıkları söylenebilir. Subariler bugün Zebariler olarak anılmaktadır. Bugün Zebariler bölgesi Barzan’ın Güneybatısında yer almaktadır. Hoşyar Zebari, Irak’ta Maliye Bakanı olduğu bir dönemde, Zabarilerin, Subarilerden geldiğini açıklamıştı. Heredot Tarihi ise  Med-Pers ilişkilerinin, Pers-Yunan savaşlarının tarihidir.

Kürdlerin/Kürdistan’ın bölünmesi, parçalanması, paylaşılması Kürdlere çok ağır darbeler vurmuştur. Bu Kürdlerde, bir insanın iskeletinin parçalanması, beyninin  dağılması gibi bir etki yaratmıştır. Araştırmacı Evin Çiçek, Kemalizm ve Kürd Ulusal Sorunu II çalışmasında, (Sitav Yayınları, Eylül 2021) bu durunu şu şekilde dillendirmektedir:  “Savaş, Kürdler tarafından çok iyi bilinen, tanınan, Osmanlı, Pers, Rus, İngiliz, Fransız ordularının en örgütlü ve sınırsız hırsızlıklarıdır. Tarih bizden yana olmadı. Çünkü tarihimizi işgalciler yazdı.” (s. 11)

Araştırmacı Evin Çiçek, Osmanlı, Pers, Rus, İngiliz, Fransız… derken Arap demeyi unutmuş. 640 yıllarında, İkinci Halife Ömer devrinde, Arap ordularının, Kürdlere nasıl muamele ettiği bu yazının yukardaki bir bölümünde de anlatılmıştı.

                                                ***

Alman Filozof Wilhelm Hegel (1770-1831) uygarlıkları devletler yaratır der. Devletsiz halkların  uygarlık yaratmasının mümkün olmadığını vurgular. Çok anlamlı bir söz. Eğer bir devletiniz yoksa, uygarlık yaratmak şöyle dursun, bir müze bile kuramazsınız. Mezarlıklarınızı bile koruyamazsınız.

Not: Avesta Yayınevi, Ekim ayı başlarında, İstanbul, Diyarbakır, Mardin gibi yörelerde edebi söyleşiler düzenliyordu. Söyleşiler Kürdçe yapılıyordu. Mardin’de Mirza Metin’le yapmayı planladığı söyleşi polis tarafından, pandemi gerekçe gösterilerek engellendi.

Avesta Yayın Yönetmeni Abdullah Keskin, arkasından  da Mardin Barosu bu engellemeyi protesto etti. Mardin Barosu bu etkinliğe ev sahipliği yapabileceğini de duyurdu.

Mardin Barosu’nun bir salonunda bu etkinlik devam ediyor. Avesta’nın, Abdullah Keskin’in, Mardin Barosu’nun  bu tutumu, insanın duygularını yüceltiyor. Avesta’yı, Abdullah Keskin’i, Mardin Barosu’nu bu tutumlarından dolayı kutluyorum.

 

Bu makale toplam: 3631 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:02:03:52
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İsmail Beşikci

Yazarın Önceki Yazıları

59 Yıl Sonra Şemdinli Kemalizm Ve Kürd Ulusal Sorunu III Ortadoğu Bir Ailenin Son 200 Yıllık Tarihi Tarih Okumaları, Kürdlerin Hikayesi Hewler’de, Soran’da ve Cambridge Koleji’nde Konferans Theodor Herzl Bize Ne Anlatıyor? Aforizmalar Son Yolcu Irkçılık Hakkında … Aydınlar Hakkında… Latife Fegan’ın Anıları Adil Yargılama/Yargılanma Mümkün mü? Kürd Aydınları İlim-Bilim Kürdçe Derslerinin Önemi Yaş 83…* Mezopotamya Uygarlığında Hakkari Kemalizm Ve Kürd Ulusal Sorunu - II Bediüzzaman’ın Hançeri Doğu-Güneydoğu Dernekleri Platformu* Destar Kitap-Kafe Kürdistan’ın Güney'ine Seyahat Kürd Tarihinin Yazılı Ana Kaynakları Bingöl-Van Gezi İzlenimleri Güvenlik Munzur Çem’in Anıları Derve Cendere II Saatin İçindeki Sır Mehmet Öncü Kitapları Zarema, Yahudi Devleti Juli’nin Sesi ‘Ateşte Doğanlar’ Kadri Hoca… Kürt Hâkim Alevilik Üzerine II ‘Aleviler ve Sosyalistler’ Kitabı Üzerine Uygur Türkleri Başkanlık Seçimleri, ABD Üniversite Raporu OFra Bengio’nun Kürd Liderlere Eleştirisi Dr. Said Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Maaş Sorunu… Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde PKK-Haşdi Şabi İşbirliği Ama Onlar Kardeştiler… Mustafa Suphi ‘Kürdistan Ortadoğu’nun Polonya’sıdır’ İSkan Tolun II Kürt Dil Hareketi (Harekata Zımanê Kurdî) II ‘Doğumun Ölümü’ Kürt Dil Hareketi (Hereketa Zimanê Kurdî) Kürdistan Bayrağı’nın ve KDP Binasının Yakılması Üzerine… Ermeniler, Kürdler, Azeriler Devrimci Doğu Kültür Ocakları Eylül 2020 Kürdler-Kürdistan Bir AİHM Başkanı Halepçe arşivlerinin yakılması ve KDP’ye saldırı Devran İskan Tolun Woodrow Wilson Harf Devrimi’nin Kürdler İçin Anlamı Mehmet Elbistan Kürtler, Şehir Şehirlileşme ‘Kürt Çalışmaları…’ Zini Gediği Katliamı Kürd Tarihini Kürdlerin Yazması… ‘Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ II ’Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ Değinmeler-2 Irkçılık Üzerine Seyid Ahmed Cebari Şengal, Afrin Mustafa Selîmî Kemalizm ve Kürd Ulusal Sorunu Orhan Kotan’ın Şiiri Leylan - II Kürt Meselesiyle İlgili Bir Projen Var mı? Leylan Xwebûn Orta Karadeniz’de Etnisite İlişkileri Alevilik Üzerine… Güvenli Bölge Duvarımızı Yapamadık… Doktor Said Alevilik ve Tarihi Bitlis ve Ahalisi 1916 Kürd Tehciri Bir Diplomatın Anıları Xızır Nasıl Ali Oldu? Kürd Tarihi Üzerine Gözlemler Adıyla Çağırmak Kürdistan’ın Güneyinde Soykırım Kürdlerin Tarihi Milliyetçilik Üzerine Hong Kong, Kürdistan ‘Kürtlerle Türkler’ Ortadoğu’da Devletlerin Kurulması Abdurrahman Qassemlu’nun Katledilmesinin 30. Yıldönümü Üniversitenin Bilim Anlayışında Temel Sorunlar Cumhuriyet, 19 Mayıs 2019 'Özgürlük İçin Sanat' Helsinki’de Sosyal Forum Teknoloji, Bilim, Eğitim Milletler Cemiyeti Döneminde Kürdler/Kürdistan Hewler - Duhok - Zaho Bir Tartışma Üzerine… Dönemin Romanları Eleştirilerin İzinde Rêya Heqîyê (Alevilik) ABD Ziyareti - IV ABD Ziyareti - III ABD Ziyareti - II ABD Ziyareti - I Berlin’de Dersim 37-38 Paneli Başur’da Siyaset Duhok-Hewlêr Gezisi Kürdçe Yasaklarının İşlevi ‘Aleviliğin Doğuşu’ II ‘Kimliksiz Çığlıklar’ Türkiye’de Adalet Arayışları 'Aleviliğin Doğuşu' Kürdlere Soykırım… Moskova’da Kürd Konferansı Cevat Geray’a Sevgi… Bilim Ahlakı Mahallenin Arkadaşları Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı Canip Yıldırım Kütüphanesi Devşirmeler ve Devletsizler Dağ Kavmi - II Adaylar… Dağ Kavmi -I Geleceğini Belirleme Hakkı ve Kürdler Farhad Daftary, Şiilik Alevilik Şiizm ‘Türklük Sözleşmesi’ Timure Halil Hakkında … Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk… Celal Talabani... Kürdler Zoru Başardı… Bağımsızlık... Güvenlik... Domino Etkisi Referandum-Bağımsızlık Tartışmaları Danimarka Seyahati Sekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımı İnsanlık Araştırmaları Merkezi Fahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine… Bir Kürd... İki Kürd... Üç Kürd Yezda... Ermeniler, Kürdler… Yeni Bir KDP Kurma Çalışmaları Hasta Adam Avustralya Gezisi Hayatımdan Kesitler Birey Toplum İlişkileri Peşmergelik Yüce Bir Değerdir Kaderine Küsmek Kürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun… Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor Said Suriyeli Mülteciler Parlamento Milli Düşünce Sempozyumu Desmond Fernandes Kürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!... Kürtler Ne İstiyor? Eşkiya 28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak... Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe Pencinarîler II Pencinarîler I Azim... 'Afrika Edebiyatı' Üzerine… Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, Ezdan Zağros’un Ötesine… Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı 'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz İttifaklar Mahmut Yeşil’e Sevgi… Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları Yakındoğu’nun İmhası ve Pontus Sorunu Keşiş’in Torunları Dersimli Ermeniler Anlıyorum Ama Konuşamıyorum 1128 Akademisyen Yaşar Kaya Alevilik... Elveda Güzel Vatanım Alevilerin Kitabı Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I) Komkurd-An Nelson Mandela - Aziz Sancar Barış, Yüzleşme, Müzakere İBV Hewler Temsilciliği 558. Oturma Şengal’i Ziyaret Şengal TBMM Kürdlerde/Kürdistan’da Ana Sorun Özyönetim Üzerine... Norveç Seyahati Alaine Tuoraine’e Eleştiri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları Güneşin Krallığı Keyakisar Barzani bir dönem daha görevde kalmalıdır Temel şart Kürdistan Ordusu! Girê Spî'nin Kurtarılması... Üniversitenin Ana Sorunu Mardin: Hüzünlü Kent Alevilik-Müslümanlık Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler İslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son buldu Kürd Kültürü Neden Yağmalanıyor? Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê' İki Olay Üzerine Düşünceler Barış ve Çözüm Süreci - III Eleştiriler Ev Jin û Mêrê bi Maskê Barış ve Çözüm Süreci - II Murat Bozlak’a sevgiler... Barış ve Çözüm Süreci… Rejim, İslamileşme, Kürdler/Kürdistan Alman Şarkiyatçı Dr. Friç Soykırımlar ve Devletsiz Halklar IŞİD’in Zuhuru Şeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in Katili Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/Kürdistan Bitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de Yaşam Uluslararası Bitlis Sempozyumu Barzaniler Değinmeler İfade Özgürlüğü ve ABD Türk Siyasal Kültürü Üzerine… Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/Kürdistan Anti-Kürd Uluslar arası Nizam Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru... Ulus İnşa Sürecinde Dilin Rolü Mustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruz Düşün Hayatında ve Edebiyatta Kurumlaşmalar Yakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in Katledilmesi Resmi İdeolojinin Temel Özelliği Roboski – Goyiler Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu Kürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudur Barış
x