İsmail Beşikci: Xwebûn

Xwebûn

Xwebûn Gazetesi, 29 Aralık 2019’da çıktı. Haftalık gazete. Xwebûn’un Kürdlerin düşün hayatında çok büyük rolü olacağını düşünüyorum. Kürdlerin dünyayı algılamalarında, Türklerle, Araplarla, Farslarla ilişkilerinde kendi konumlarının bilincine varmalarında, kendi olmalarında, Xwebûn’un büyük rolü olacaktır.

İsmail Beşikci

16.01.2020, Per | 00:11

Xwebûn
Makaleyi Paylaş

12 Mart Rejimi’nde, 19 Haziran 1971 günü, Ankara’da, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde gözaltına alındım. Hakkımda gıyabi tutuklama kararı olduğunu bildirdiler. O akşam Diyarbakır’a götürüldüm. Kısa bir süre Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde tutulduktan sonra,  Sıkıyönetim Askeri Tutukevi’ne götürüldüm. Diyarbakır Askeri Tutukevi’nde, Devrimci Doğu Kültür Ocakları’ndan ve Türkiye İşçi Partisi’nden arkadaşlar vardı. 

Birkaç gün sonra gözaltı koğuşuna kalabalık bir grup getirildi. Arkadaşlar, bu grubun, Siirt, Şırnak’tan getirilmiş olduğunu söylüyorlardı. Grub içinde köylülerin, toprak ağalarının, aşiret reislerinin, şeyhlerin olduğunu da söylüyorlardı. Şırnak’dan  getirilen bu gruba çok yoğun işkence yapıldığı da hemen belli oluyordu. Çoğu rahat yürüyemiyor, rahat konuşamıyordu. Arkadaşlar, bu grubun, Kürdistan Demokrat Partisi mensupları olduklarını, Mela Mustafa Barzani’ye yardım ettiklerini söylüyorlardı.

O günlerde ‘Patron-ağa devleti’, Türk solunun çok önemli bir sloganıydı. ‘Türkiye’yi kapitalist burjuvalar ve feodal ağalar birlikte yönetiyor’ şeklinde bir slogan daha  vardı. Bu iki slogan, 1960’ların sonlarında, 1970’lerde çok  kullanılan bir slogandı. Bu sloganları Kürd devrimcileri de kullanır olmuşlardı.

Şırnak’tan getirilen grup içinde Hurşit Ağa diye anılan bir arkadaş vardı. Hurşit Onuk. Hurşit Ağa sorgu sırasında çok işkence görmüştü. Hurşit Ağa bunu anlatmazdı ama köylüleri, Hurşit Ağa’nın çok işkence gördüğünü anlatırlardı. Günlerce ayaklarından tavana asılmış şekilde tutulduğu anlatılırdı. Ayakları tavanda, başı yerde… Bunlara rağmen Hurşit Ağa fazla konuşmamış. Kimseyi ele vermemek, bir bakıma da aşiretin ve ağalığın şeref, onur gibi değerleriyle ilgilidir. 

‘Patron-ağa devleti’ sloganının ağa tarafı elbette, Hurşit Ağa gibi kişilerdi. ‘Türkiye’yi kapitalist burjuvalar ve feodal ağalar birlikte yönetiyor’ sloganının feodal ağa tarafı da, Hurşit Ağa gibi kişilerdi. Onlar da Kürdlüklerinden dolayı işkence görüyorlardı. İşbirlikçi ağların, aşiret reislerinin, şeyhlerin yanında, Hurşit Ağa gibi  kişilerin sayısı şüphesiz azdır. Buna rağmen bu sloganlar ve Kürdistan’da filen yaşananlar, insanın zihninde çok önemli bir soru işareti yaratıyordu. Sıkıyönetim  Tutukevinde, o günlerden sonra, bu çelişkiyi kendimce sorgulardım. Hurşit Ağa çok önemli bir kişilikti.

Sloganın ‘patron’ tarafına veya ‘kapitalist burjuvalar’ tarafına benzer bir muamelenin yapılmadığı şüphesizdir. Bunların bazıları bankalara da  sahiptir. Bankaların yayınevleri de vardır. Bu kesim, Türk diliyle, Türk kültürüyle, Türk sanatıyla  ilgili yayınlarıyla devletin, hükümetin gözdesi olmuşlardır. Öte yandan, işbirlikçi ağaların, aşiret reislerinin ve şeyhlerin de devlet politikalarını bölgede yaşama geçirmekten başka bir işlevi yoktur. Türkiye’nin yönetimine katıldıkları söylenemez.                                                                  

***

Koğuşta, zamanla, Hurşit Ağa’nın bir tutumunu farkettim. Hurşit Ağa, eğer bir Kürd öğrenci veya genç bir Kürd, kendisine Türkçe bir soru sorarsa veya kendisiyle Türkçe konuşurlarsa, ona cevap vermiyordu veya onunla konuşmuyordu. Türkçe biliyordu ama her zaman Kürdçe konuşuyordu. 

Bu tutumun nasıl yaşandığına bir gün ben de şahit olmuştum. Bir öğle vakti cezaevi arabasından, mahkemeden getirilen arkadaşlar çıktı. O sırada tutuklular havalandırmada volta atıyorlardı. Mahkemeden gelen arkadaşlardan biri, Hurşit Ağa’ya, Türkçe olarak, 

‘Hurşit Ağa yemek geldi mi?’  diye sordu.

Hurşit Ağa cevap vermedi.  Arkadaş o soruyu, Türkçe olarak  tekrar sordu. Hurşit Ağa yine cevap vermedi. Arkadaş, ‘beni adam yerine koymuyor, soruma cevap vermiyor… Feodal ağa ne olacak!’ diye homurdanmaya başladı. Bunun üzerine Hurşit Ağa o arkadaşın yanına gelerek ve Kürdçe olarak, şöyle dedi: 

‘Oğlum, sen neden kendi dilinle konuşmuyorsun?’ Arkadaş,

‘Kürdçe bilmiyorum, asimile olmuşum…’ dedi. Hurşit Ağa da ona şöyle demişti:

‘ Lenin, Stalin, devrim… Herbir şeyi öğrenmişsin, Marx ağzından düşmüyor, kendi ana dilini de öğren…’                                                                          

***

1973 Ocak  sonlarında, Kürdistan Demokrat Partisi iddianamesi açıklandı. İddianamede, Hurşit Ağa’nın, Kürdistan’ın güneyindeki Kürd Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’yle, ilgilendiği, Mela Mustafa Barzani’nin  karargahına gidip geldiği, Kürdistan Demokrat Partisi’yle ilişki içinde olduğu anlatılıyordu. Maddi-manevi yardım ettiği vurgulanıyordu. Arkadaşlar, gizli olarak, birkaç kamyon buğday, gaz, tuz, şeker, kibrit, cizlaved ayakkabı, çorap vs. gönderdiğini anlatırlardı. (T-KDP İddianame,  30 Ocak 1973 Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı, s. 66-67)

***

O dönemde, ziyaretler açık görüş şeklinde yapılırdı. Ziyaretçilerle tutukluları dikenli telörgüler ayırırdı. Dikenli telörgülerin bir tarafında ziyaretçiler, bir tarafında da tutuklular bulunurdu. Herkes herkesin ziyaretçisiyle görüşebilirdi. Yukarıda sözünü etmeye çalıştığın genç arkadaşın ziyaretçisi çoktu. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar vs. herkes Türkçe konuşurdu. Hurşit Ağa’nın ziyaretçileri de çok olurdu. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar çok ziyaretçisi olurdu. Bunların   hepsi ge Kürdçe konuşurlardı. 

O dönemde de ziyaretlerde Kürdçe konuşmak yasaktı. Dikenli telörgülerde, ziyaretçilerin tarafında askerler dururdu.  Askerler, sık sık Kürdçe konuşmanın yasak olduğunu hatırlatırlardı. Bu alana bazan askerlerin komutanları da gelir, Türkçeden başka dillerle konuşmanın yasak olduğunu ihtar ederdi. Bir ziyaret günü bir üsteğmen Kürdçe konuşmanın yasak olduğunu bağırıyordu. O zaman rahmetli Edip Karahan, Hurşit Ağa gibi bazı arkadaşlar, bu yasağa yine karşı çıkmışlardı.’ Anadille konuşmak, hava almak gibi, ekmek yemek gibi su içmek gibi doğal bir ihtiyaçtır. Siz bunları nasıl yasaklarsınız?’ demişlerdi.

Devrimci, Enternasyonalist Düşünce ve Pratiklerin İşlevi…                                                                 

Hurşit Ağa’nın, kendisiyle ve ailesiyle, çocuklarıyla birlikte her türlü baskı ve zulme karşı Kürd kalmayı başardığı söylenebilir.  Ama sözü edilen genç için bunu söyleyemeyiz. Devrimci düşünce ve pratikler, sol düşünce ve pratikler, enternasyonalist düşünce ve pratikler, antiemperyalist söylemleri, genci kendi olmaktan uzaklaştırmış. Gencin ailesinin de kendi olmaktan uzaklaşmış olduğu açıktır. 

Bu konuda çok önemli bir sorun vardır. Kendi olmayan bir kişi nasıl enternasyonalist olabiliyor? Kendi olmaması için çok yoğun baskılarla, zulümlerle karşı karşıya olan bir kişi,  bu baskıları vs. sorun yapmayıp ’ben enternasyonalistim!’ diyerek mücadeleden nasıl uzaklaşabiliyor? Bu koşullarda enternasyonalist olmanın temel koşulu önce kendi olmak değil midir? O zaman, bu koşullarda dile getirilen, ‘enternasyonalistim!’ söyleminin, ancak, kendinden kaçışı, zorlu mücadeleden kaçışı gizleyen bir işlevi vardır. 

Türklük Sözleşmesi

Bu noktada Barış Ünlü’yü hatırlamamak mümkün değil.  O dönemlerde, Kürd solcuları, Türk solunun çok ağır etkisi altındaydı. Devrimci Doğu Kültür Ocakları kurulmuştu ama bu etki yine de sürüyordu. Kürd solcuları, Türk solu tarafından  ‘milliyetçilik yapıyorsunuz …’ şeklinde suçlanmaktan çok korkarlardı. Kürdçe konuşmak milliyetçilikti. Kürdçe’yle ilgili haklar talep etmek milliyetçilikti. Ama Kürdçe’nin, Kürd kültürünün neden yasaklandığı hiç konuşulmuyordu.

Türk solcuları, doğal olarak Türkçe konuşuyorlardı. Ama Kürdlerin, Kürdçe konuşmalarından rahatsız oluyorlar, bunu kınıyorlar ve karşı çıkıyorlardı… Bu şüphesiz, Türklüğün kendilerine sağladığı bir imtiyazdı. Ama Türk solu bu imtiyazın bilincinde değildi. (Barış Ünlü, Türklük Sözleşmesi, Oluşumu, İşleyişi ve Krizi, Dipnot Yayınevi, 2018 Ankara

İdam Edilen, Sürgün Edilen Ağalar, Şeyhler, Aşiret Reisleri

Cumhuriyet’in ilk yıllarında,  Şeyh Said, Ağrı, Sason, Dersim gibi alanlardaki direnişlerden sonra, bazı  ağaların, aşiret reislerinin, şeyhlerin idam edildiği, bazılarının aileleriyle birlikte sürgün edildiği bilinmektedir. Bu süreç, genel olarak ‘direnişe katıldılar, idam edildiler, sürgün edildiler…’ şeklinde anlatılmaktadır. Biraz da küçümseyici bir dille, (o olsun’!) edasıyla  anlatılmaktadır. Ve kısaca söylenip geçilmektedir. Fakat, ağaların, aşiret reislerinin, şeyhlerin neden direnişe katıldıkları, neden idam edildikleri, sürgün edildikleri fazla irdelenmemiştir.

1923’den itibaren, işbirlikçi ağalar, şeyhler, aşiret reisleri devlet tarafından, baştacı edilirken, milletvekili tayin edilirlerken,  direnişe katılan ağalar, şeyhler, aşiret reisleri neden idam edildiler? Neden sürgünlere, gönderildiler, mecburi ikamete tabi tutuldular? Sürecin, şüphesiz Kürd milli haklarıyla ilgili bir yönü var. ‘İslamı savunuyorlardı, Halifeyi savunuyorlardı, şeriatı getirmek istiyorlardı vs.  söylemi, sorunun milli yönünü gizlemek anlamına gelmektedir. 

Ağalar, aşiret reisleri, şeyhler bir anlamda sürgün olmamak için direniyorlar. Sürgün yaşamamak için direnmek bir anlamda kendi kalmaya çalışmak demektir.  Sürgün edilen kişilerin, ailelerin, kendi kalmaları çok zordur. Bir kere, yerinden yurdumdan koparılıp ülkenin dört bir tarafına savruldun mu devlet için sorun büyük oranda çözülmüş olmaktadır. 

Ağalar, aşiret reisleri, şeyhlerle ilgili bir konuya daha değinmek gerekir kanısındayım. Ermeni, Asuri-Kildani, Süryani malları bölgede çok önemlidir. Kim bu yağmadan pay kapmışsa  zenginleşmiştir. Şeyh Said ve arkadaşlarının, İhsan Nuri Paşa ve çevresinin, Mala Aliye Yunus ve çevresinin, Sey Rıza’nın, Ermeni-Asuri Kildani, Süryani mallarından pay kaptıklarını, böyle bir sürece girdiklerini düşünmüyorum. Hatta tehcir, soykırım sürecinde zor durumdaki Ermenilere yardım ettikleri, kol kanat gerdikleri  de söylenebilir. Ama Devletle işbirliği yapan Kürd aşiret reislerinin, şeyhlerin, toprak ağalarının çok yoğun bir şekilde bu sürece girdikleri, devletin de onları teşvik ettiği söylenebilir. Bu görüşün, Kürdistan’ın çeşitli alanlarında test edilmesinde büyük yarar vardır. 

Bu bakımdan, ağaların, aşiret reislerinin, şeyhlerin neden idam edildikleri, neden sürgün edildikleri, sürgünlerde neler yaşadıkları da  irdelenmesi gereken konulardır. Devletle işbirliği içinde bulunan ağaların, aşiret reislerinin, şeyhlerin durumlarının irdelenmesi de önemlidir.  Yusuf Ziya Döger’in, Kürd Aşiretlerinde Alan Koruma çalışması (Sitav Yayınevi, Ekim 2019) bu bakımdan bu bakımdan önemlidir. Ayrıca bk. Ahmet Önal, Kürd Aşiretlerinde Alan Koruma, (nerinaazad, 26.12. 2019)

Hurşit Ağa’ya Sevgi

Bu yazı vesilesiyle Hurşit Ağa’yı sevgiyle anıyorum. Hurşit Ağa, işkencelerden dolayı, kalp rahatsızlığı yaşayan bir arkadaştı. İlaçlar kullanırdı. 1974 genel affında O da  tahliye oldu. Tahliyeden kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi.

Bu makale toplam: 9546 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:14:27
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İsmail Beşikci

İsmail Beşikci

Yazarın Önceki Yazıları

Öncü Bir Kürt Aydını59 Yıl Sonra ŞemdinliKemalizm Ve Kürd Ulusal Sorunu IIIOrtadoğuBir Ailenin Son 200 Yıllık TarihiTarih Okumaları, Kürdlerin HikayesiHewler’de, Soran’da ve Cambridge Koleji’nde KonferansTheodor Herzl Bize Ne Anlatıyor?AforizmalarSon YolcuIrkçılık Hakkında …Aydınlar Hakkında…Latife Fegan’ın AnılarıAdil Yargılama/Yargılanma Mümkün mü?Kürd Aydınlarıİlim-BilimKürdçe Derslerinin ÖnemiYaş 83…*Mezopotamya Uygarlığında HakkariKemalizm Ve Kürd Ulusal Sorunu - IIBediüzzaman’ın HançeriDoğu-Güneydoğu Dernekleri Platformu*Destar Kitap-KafeKürdistan’ın Güney'ine SeyahatKürd Tarihinin Yazılı Ana KaynaklarıBingöl-Van Gezi İzlenimleriGöbekli Tepe Hakkında…GüvenlikMunzur Çem’in AnılarıDerveCendere IISaatin İçindeki SırMehmet Öncü KitaplarıZarema, Yahudi DevletiJuli’nin Sesi‘Ateşte Doğanlar’Kadri Hoca…Kürt HâkimAlevilik Üzerine II‘Aleviler ve Sosyalistler’ Kitabı ÜzerineUygur TürkleriBaşkanlık Seçimleri, ABDÜniversite RaporuOFra Bengio’nun Kürd Liderlere EleştirisiDr. SaidKürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Maaş Sorunu…Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde PKK-Haşdi Şabi İşbirliğiAma Onlar Kardeştiler…Mustafa Suphi‘Kürdistan Ortadoğu’nun Polonya’sıdır’İSkan Tolun IIKürt Dil Hareketi (Harekata Zımanê Kurdî) II‘Doğumun Ölümü’Kürt Dil Hareketi (Hereketa Zimanê Kurdî)Kürdistan Bayrağı’nın ve KDP Binasının Yakılması Üzerine…Ermeniler, Kürdler, AzerilerDevrimci Doğu Kültür OcaklarıEylül 2020 Kürdler-KürdistanBir AİHM BaşkanıHalepçe arşivlerinin yakılması ve KDP’ye saldırıDevranİskan TolunWoodrow WilsonHarf Devrimi’nin Kürdler İçin AnlamıMehmet ElbistanKürtler, Şehir Şehirlileşme‘Kürt Çalışmaları…’Zini Gediği KatliamıKürd Tarihini Kürdlerin Yazması…‘Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ II’Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’Değinmeler-2Irkçılık ÜzerineSeyid Ahmed CebariŞengal, AfrinMustafa SelîmîKemalizm ve Kürd Ulusal SorunuOrhan Kotan’ın ŞiiriLeylan - IIKürt Meselesiyle İlgili Bir Projen Var mı?LeylanOrta Karadeniz’de Etnisite İlişkileriAlevilik Üzerine…Güvenli BölgeDuvarımızı Yapamadık…Doktor SaidAlevilik ve TarihiBitlis ve Ahalisi1916 Kürd TehciriBir Diplomatın AnılarıXızır Nasıl Ali Oldu?Kürd Tarihi Üzerine GözlemlerAdıyla ÇağırmakKürdistan’ın Güneyinde SoykırımKürdlerin TarihiMilliyetçilik ÜzerineHong Kong, Kürdistan‘Kürtlerle Türkler’Ortadoğu’da Devletlerin KurulmasıAbdurrahman Qassemlu’nun Katledilmesinin 30. YıldönümüÜniversitenin Bilim Anlayışında Temel SorunlarCumhuriyet, 19 Mayıs 2019'Özgürlük İçin Sanat'Helsinki’de Sosyal ForumTeknoloji, Bilim, EğitimMilletler Cemiyeti Döneminde Kürdler/KürdistanHewler - Duhok - ZahoBir Tartışma Üzerine…Dönemin RomanlarıEleştirilerin İzindeRêya Heqîyê (Alevilik)ABD Ziyareti - IVABD Ziyareti - IIIABD Ziyareti - IIABD Ziyareti - IBerlin’de Dersim 37-38 PaneliBaşur’da SiyasetDuhok-Hewlêr GezisiKürdçe Yasaklarının İşlevi‘Aleviliğin Doğuşu’ II‘Kimliksiz Çığlıklar’Türkiye’de Adalet Arayışları'Aleviliğin Doğuşu'Kürdlere Soykırım…Moskova’da Kürd KonferansıCevat Geray’a Sevgi…Bilim AhlakıMahallenin ArkadaşlarıSelahattin Demirtaş’ın ŞarkısıCanip Yıldırım KütüphanesiDevşirmeler ve DevletsizlerDağ Kavmi - IIAdaylar…Dağ Kavmi -IGeleceğini Belirleme Hakkı ve KürdlerFarhad Daftary, Şiilik AlevilikŞiizm‘Türklük Sözleşmesi’Timure Halil Hakkında …Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk…Celal Talabani...Kürdler Zoru Başardı…Bağımsızlık...Güvenlik...Domino EtkisiReferandum-Bağımsızlık TartışmalarıDanimarka SeyahatiSekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımıİnsanlık Araştırmaları MerkeziFahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine…Bir Kürd...İki Kürd...Üç KürdYezda...Ermeniler, Kürdler…Yeni Bir KDP Kurma ÇalışmalarıHasta AdamAvustralya GezisiHayatımdan KesitlerBirey Toplum İlişkileriPeşmergelik Yüce Bir DeğerdirKaderine KüsmekKürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun…Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor SaidSuriyeli MültecilerParlamentoMilli Düşünce SempozyumuDesmond FernandesKürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!...Kürtler Ne İstiyor?Eşkiya28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak...Devlet, İslam, Kürdler ve DarbePencinarîler IIPencinarîler IAzim...'Afrika Edebiyatı' Üzerine…Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, EzdanZağros’un Ötesine…Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç SözİttifaklarMahmut Yeşil’e Sevgi…Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon PlanlarıYakındoğu’nun İmhası ve Pontus SorunuKeşiş’in Torunları Dersimli ErmenilerAnlıyorum Ama Konuşamıyorum1128 AkademisyenYaşar KayaAlevilik...Elveda Güzel VatanımAlevilerin KitabıUluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan IIIUluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan IIUluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I)Komkurd-AnNelson Mandela - Aziz SancarBarış, Yüzleşme, MüzakereİBV Hewler Temsilciliği558. OturmaŞengal’i ZiyaretŞengalTBMMKürdlerde/Kürdistan’da Ana SorunÖzyönetim Üzerine...Norveç SeyahatiAlaine Tuoraine’e EleştiriKürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim ZaaflarıGüneşin KrallığıKeyakisarBarzani bir dönem daha görevde kalmalıdırTemel şart Kürdistan Ordusu!Girê Spî'nin Kurtarılması...Üniversitenin Ana SorunuMardin: Hüzünlü KentAlevilik-MüslümanlıkOsmanlılar ve Acemler Arasında Kürdlerİslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son bulduKürd Kültürü Neden Yağmalanıyor?Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê'İki Olay Üzerine DüşüncelerBarış ve Çözüm Süreci - IIIEleştirilerEv Jin û Mêrê bi MaskêBarış ve Çözüm Süreci - IIMurat Bozlak’a sevgiler...Barış ve Çözüm Süreci…Rejim, İslamileşme, Kürdler/KürdistanAlman Şarkiyatçı Dr. FriçSoykırımlar ve Devletsiz HalklarIŞİD’in ZuhuruŞeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in KatiliUlusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/KürdistanBitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de YaşamUluslararası Bitlis SempozyumuBarzanilerDeğinmelerİfade Özgürlüğü ve ABDTürk Siyasal Kültürü Üzerine…Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/KürdistanAnti-Kürd Uluslar arası NizamKürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru...Ulus İnşa Sürecinde Dilin RolüMustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruzDüşün Hayatında ve Edebiyatta KurumlaşmalarYakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in KatledilmesiResmi İdeolojinin Temel ÖzelliğiRoboski – GoyilerTürk-İslam Sentezi ve Kürd SorunuKürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudurBarış
x