Mehmet Kobal: Ankara, Nato blokajından çark etti

Ankara, Nato blokajından çark etti

''İsveç ve Finlandiya NATO'ya alınacak Madrid zirvesi son şansınız olur'' bildiriminden sonra Ankara olacakların altında kalacağını anladı. Türkiy'nin bir eli Rusya'da bir eli NATO'da olması, İngiltere, ABD ve AB Liderlerin sinirlerini bir hayli germişti.

Mehmet Kobal

30.06.2022, Per | 14:48

Ankara, Nato blokajından çark etti
Makaleyi Paylaş

Türk yöneticileri ve medyası, bir aydan fazladır ''Finlandiya ve İsveç'e söylemediğini bırakmadı. Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘İsveç, Finlandiya teröristlerin kuluçka yuvasıdır, teröristlerin müttefikidir.'' ''Asla NATO 'ya kabul etmeyeceğiz, evet demeyeceğiz'' dedi. Ancak Madrid zirvesinde altı saat içinde bütün söylediklerinden vaz geçmesi ABD Başkanı Joe Biden ile görüşme ısrarı kabul gördü. Aslında Waşhington bir hafta önce Ankara'ya ne yapmaması gerektiği hususunda çerçeveyi çizmişti. ''İsveç ve Finlandiya NATO'ya alınacak Madrid zirvesi son şansınız olur'' bildiriminden sonra Ankara olacakların altında kalacağını anladı. Türkiy'nin bir eli Rusya'da bir eli NATO'da olması, İngiltere, ABD ve AB Liderlerin sinirlerini bir hayli germişti.

Böylece Erdoğan, İsveç, Finlandiya blokajından geri adım atınca, Rusya'da Suriye üzerinden ilk mesajını verdi. Türk paramiliter güçleri olan HTŞ ve SMO'yu bombaladı. Her şeye rağmen Batı devletleri, Ankara rejimin, Akdeniz, Suriye ve Kürdistan Bölgelerinde savaş ve istikrarsızlığı yaygınlaştırması ve yeniden iktidar olmak için anti demokratik politikaya devam etmesine yatırım yapmayacak. ABD önderliğindeki koalisyon güçleri, Türkiye'nin, Kürd direniş güçlerini gerekçe göstererek karşıtlık yapmasını ciddiye almıyor. Çünkü mevcut devlet liderleri, cihatçı terörü sevk ve idare eden Türk yöneticilerin suç dosyalarına vakıflar. Ayrıca Ankara yöneticilerin, Halk Bank, Reza Zarrab dosyası, kara para aklaması, İran'a olan ambargoyu tonlarca altınları uçaklarla Katara aktararak delme dosyası ABD'nin elindedir.

O nedenle Ankara yönetimi ABD ve AB'nin önlerine koyduğu programın sancılarını yaşıyorlar. Garaja kapatılan S-400'lerle F-35'lerin krizi, ağır insan hakları ihlali, Suriye, Rojava işgali, Kürdlere karşı işlenen insanlık suçları, savaş hali ve kitlesel şiddet, yarım milyona yakın insanın cezaevine doldurulması, içerde dışarda istikrarsızlık, savaş politikası ve Yunanistan'da dahil bütün komşular için ciddi bir tehdit halini almış Türkiye. Türkiye'nin Rusya ile ABD ve Batıya şantaj yapma politikası NATO ülkeleri nezdinde bir provokasyon olarak kabul ediliyor ve “Türkiye Nato İçindeki Savaşı Körüklüyor' biçiminde değerlendiriliyor. Yunan Amerikan Liderlik Konseyi yönetici direktörü Endy D. Zemenides, "Türkiye pervasızca NATO içindeki savaşı körüklediğini, keza Türkiye'ye yeni ve geliştirilmiş F-16'lar temin etmek pervasızlık olacak'' açıklamasında bulundu.

Ayrıca Amerikan Yahudi Komitesi Politika ve Siyasi İşler Kıdemli Direktörü Julie Rayman, “Ankara'nın Rusya dahil herhangi bir tedarikçiden ek silah satın alma arzusu, ABD veya NATO çıkarları için bir tehlike olduğunu belirti. Keza geliştirilmiş F-16'lar da dahil olmak üzere, ''Amerikan silah sistemlerine erişim, Türkiye'nin sahip olduğu bir hak değil, kazanması gereken bir ayrıcalıktır" mesajını vermişlerdi. ABD, Ukrayna savaşıyla NATO nezdinde AB ile ayni yerde duruyor. Türkiye ise NATO üyeliğine rağmen son yıllarda ABD ve Batı'da yüz bulamıyor. Ağır bir çıkmaz yaşıyor. O nedenle Suudi Arabistan, Mısır, Suriye, Libya, Yunanistan politikasından başa sardı. Bu siyasi bitiş, ekonomik bunalım rejimin çöküşünü ve köklü değişimini kaçınılmaz kılacak.

Ankara rejimi, S-400'leri garaja kapatmış. F-35'leri alamıyor. Bir taraftan İsrail üzerinden ABD ile arayı dizmeye çalışıyor, beri taraftan Suriye çıkmazını ve Rusya nın Kürdlere destek vereceğı korkusunu yaşıyor. Sonuç itibariyle bu kafalar çözüm üretemez ama Kürdleri de yönetemezler. 21.yüzyılın teknoloji, bilim, modem ve dijital çağı her milleti kendini ulusal iradesiyle yönetme argümanlarını fazlasıyla sunmuş. Bütün mesele söz konusu argümanları kurtuluşa muhtaç toplumların menfaatlerine uygun kullanma ve demokratik prensiplerle geleceğini planlama becerisidir. Eskimiş, çağ dışı politikalarla değişime direnenler yıkılacaklar. Faşist, ırkçı, savaş politikalarına itiraz insan olmanın ölçütüdür.

Erdoğan rejimi, sömürgeci statükonun 21.Yüzyıla taşınmasında benzerleri olan Faris ve Baas işgalci rejimlerin devamına oynama politikası yeni bir bölgesel savaşın fitilinin ateşlemesidir. Erdoğan, Kemalist dikta rejimini “yeni Türkiye” hedefiyle dönüştürme planından istediği düzeyde başarılı olamayınca, siyasi islamı Kemalizm sosuna bandırma politikasıyla ölene kadar yönetme yoluna koyulmuş. Devletini soyan ve suç üstü yakalanma hırsızlığına rağmen yirmi yıldır savaş konseptiyle ahaliyi yönetiyor.

2002 yılında faşist Kemalist cumhuriyetin başına geçen Recep Tayyip Erdoğan, kendisinden önceki yöneticilerden farkı kendisinden sonra siyasi İslam ideolojisi dışında hükümet olacak bir alt yapı bırakmamayı hedeflemiş. O nedenle yirmi yıldır Kemalist tekçiliği siyasal İslam ideolojisiyle Kürdlere türlü yöntemlerle uyguluyor. Zaten Kürd halkını katletmek Türk egemen sınıfı için bir şeref ve üstünlük paranoyası olmuş. Türkiye’de ‘Tek devlet, tek millet, tek bayrak ırkçılığı katil ve tecavüzcülerin sığınağı ve ucuz bir “vatanseverlik” olmuş.  Türkiye'de kolonyalist, ırkçı ve gericilikte birbiriyle yarışanların kendilerini muhalefet, alternatif olarak pazarlamaları, toplumu sürü görme politikasıdır.

İtirazcı olmayan toplumların kodları kendilerine binme zaafı ve kolay yönetme kamçısı olmuş. Şimdi faili meçhullerin içişleri Bakanı, Tansu Çiller, Mehmet Ağar çetesinin suç ortağı Meral Akşener, Başbakan olsa Kürdlerin, Alevilerin kimlik ve inanç haklarını Kabul mu edecek? Kürdlere, Alevilere, devrimcilere düşmanlık yapmayacak mı? Daha mı az öldürecek. “Her milletin dili şerefidir” diyen Meral Akşener, neden Kürdlerin dilini şerefı olarak Kabul etmiyor? Toplumlar sicili kirli, siyasi secerelerı bozuk politikacıları sorgulamadan birer binek hayvanı olmaktan öteye gidemezler. İP’in programı, MHP’nin programıdır. Biri AKP ile iktidar, diğeri CHP ile ''muhalefet ise gerisi teferruattır.

Türklerin iki yolu var. Ya Kürdlerle eşit haklara sahip ebediyen barış içinde yaşayacaklar. Ya da parçalanana kadar savaş politikasına devam edecekler. Üçüncü bir yol yok. Çünkü Kürd toprakları üzerinde oturuyorlar. Bütün milli değerlerini gasp etmişler. Askeri zorla barınıyor, korku ile yaşıyorlar. Doğal olarak yıllarda geçse sonuç federasyon değilse ayrışmadır. Bugün bir referandum olsa Kürd halkının ezici çoğunluğu bağımsızlıktan yana tavır alacak. Kimi Kürd siyasilerin ortak vatan söylemi Kürd ve Türkler nezdinde bir karşılığı yok. Türkler egemen ulus ayrıcalığın rantında beslendiği için yöneticilerini retorik ediyor. Kürdler ise parti liderlerin siyasi belirsizliğinden dolayı milli refleksleriyle hareket edemiyor.

Yani güven verici bir ulusal siyasetle organize arayışını yaşıyor. Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin iktidar ortaklığına ayni ırkçı programla karşı çıkılması muhalefet değil, birazda ben yiyim politikasıdır. Türk yöneticilerin birbirlerini aratmayan gerilim ve savaş tellallığı sözüm ona “Gazeteci, Akademisyen, hukukçu vb. okur, yazarı da daha fazla maaş almak için birer savaş manyağı ve ruh hastası haline getirmiş. Çocuklarını savaştan uzak tutan bu çıkar, mevki düşkünü yalakların başka çocukların kanı üzerinde pervasızca tepinmeleri bir insanlık suçudur.

Devletini Kürd ve gayrimüslim gibi etnisite ve inançların inkârı, imhası ve toprakları üzerine kuran ve “Ne mutlu türküm’ dedirten korku cumhuriyeti, halen Türkün ‘mutluluğunu’ işgal, talan, savaşta araması ve Hitler, Musoli’nden kalma tekçi, ırkçı, savaş politikasından ısrar etmesi ayrışma nedenidir. Türkiye’nin mevcut siyasi çıkmazı, ekonomik çöküntüsü, iç savaş, bölgesel düzlemde cihatçı terör gruplarıyla müttefiklik, vekalet savaşı ve uluslararası ilişkilerde bir şantaj politikasına dönüşmüş. Erdoğan, gözden çıkarılmışlığını Türkiye’yi ortaklaştırarak NATO Avrasya dengesiyle aşacağını zannetmişti.

O nedenle halen günümüz modem Dünya’da kendisi gibi anti demokratik rejimlere yatırım yapılmayacağı tersten okutularak kullanıldı. Erdoğan’ın, yeni bir Kürd savaşı Kürdlerin dışındakilerin arzusu haline gelmiş. “Türk muhalefet” partileri, iktidar olma umudunu Erdoğan’ın yeni bir Kürd katliamına bağlamış. Bilindiği üzere Kürd düşmanlığı Irak, Suriye Baas rejimlerini parçaladı. Saddam bütün çevresiyle cehennemi boyladı. Rojava Kürdistan’ı 2011 ayaklanmasında Esad Baas rejimine karşı milli temelde tavır alsaydı bugün Esad’ta olmayacaktı. Kürdleri imha ve susturmanın bütün opsiyonlarını deneyen Ankara rejimi, Kürdlerin zorunlu ve tarihsel, devletleşme gidişatını durduramaz.         

 [email protected]

Bu makale toplam: 4080 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:12:20:33
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Mehmet Kobal

Yazarın Önceki Yazıları

Türk ve Fars saldırganlarını durdurun. İşgal ve Talan Cumhuriyeti Medya ve Sosyal Medyanın Önemi Kürdlerle Savaşıyor, Rusya'ya 'Arabulucu' Oluyor! Ankara’nın Hayal Edemediği Ayağına Geldi Newroz Piroz Be! Kirli Siyasetin Sefaleti Ecevit'ten Erdoğan'a 'Demokrasi' Kürdler Avukatını Unutmayacak 'Helalleşme' Değil Yüzleşme Olmalıdır Türkiye, Suriye ve Rojava'da kaybetti Yüzyıllık Türk-Kürd Savaşın 'Çözüm' Raporları 'Kolunuzu, Bacağınızı Kopracağım' Dersim Gittikçe Kürtleşiyor ! Savaşın Kaçınılmaz Sonuçları Çanlar Kimin İçin Çalıyor ? Sakine'yi Anlatmak Zor Kürdistan'da Neler Oluyor? Korku Rejimi Çöküşünü Yaşıyor Stratejisiz Savaş ve Barış Politikası! Coronavirüs ne hatırlattı? Türkiye, Suriye'de neyin savaşını veriyor? Zozolar Bitirildi, Lololar Kaldı. İran Rejiminin Kara Kutusu Kasım Suleymani! ABD ve Rusya Türklerle Ne Yapmak İstiyor? Tahir Elçi Öldürüldü, Sur Yıkıldı, Diyarbekir Sustu Güvenli Bölge Basıncı ve Ankara zirvesi! Siyasetin Sefaleti ve Açlık Grevleri Ütopya Nedir? Türkiye düşmansız yönetemez! Siyaset Niçin Yapılır ? ABD ve Rusya Ne Yapmak İstiyor? Sessizlik Savaş Malzemesidir ! Dünya Devletlerinin Kürdistan Hesabı ! Acem Diplomasisi ve Kerkük İşgali! Acem Kılıcı ! İran ve Türkiye'nin Çıkmazı! Yüzyıllık Sykes-Pkot Esareti ve Bağımsızlık Referandumu ! Neden Güvenli Bölge ? Türkiye Demokratikleşir mi? Kürdistan Hava Kuvvetleri ! Koalisyon Güçlerinin Ankara Ayarı ! Kürdler olmazsa Türkiye Ne Yapacak ? Şengal, Kürdlerin Birlik Sembolü Olmalıdır Ateşkes ve çözüm arayışı ! Ateşkes Hazırlığı Türk Kolonyalizmi ! Despotizm ! Cihata açılan kapı! Said'lerin Bağımsızlık Çağrısı ! Musul Kimin Yurdu ? Ortadoğu Jeopolitiği ve Cepheler Savaşı 11 ayda yedi bin insan öldüren AKP çözüm istiyor! Tarih nasıl çarpıtılır? Otoriteryanizm ve Kürd Sorunu Erdoğan'ın Türkiye'si Nereye Gidiyor? İşgalin Kendisi Terörizmdir! Sabrımızı Taşırmayın! Türkler Kürdlerin katili olmayı redetmelidir Son Altı Ayda Kaç Yüz Kürd Öldürüldü? Kürd Halkının Sesi, Tahir Elçi Susturuldu! Savaş siyaseti yönetemez! 'Nankör IŞİD' Operasyonu ve Kürdler Hdp'in Barış Mitingine Ankara'dan Bomba ! Kürtlere Karşı Etnik Bir Savaş Yürütülüyor 'Kürd Millet Mesajı' Doğru Okunmalıdır Kürd Milleti Bağımsızlığa Yürüyor İran Rejimi Her Saniye Suç İşliyor Kadına Bakış Nasıl Olmalı ? Dünyanın en güzel şeyi bağımsızlıktır. Tanrıları Nasıl Yarattık? Kuzey Kürdistan Kimin İşgali Altındadır? ''İslam'' Faşizmi Kuşatılmışlık Kürd Devletiyle Aşılacaktır ! Ulusal Kazanımlar Devletsız Korunamaz. Hamidiye Alayları (Bejikler) Rojava ve Ulusal Kimlik ! Siyasi Temsilin Anahtarı Ulusal Bağımsızlıktır. Cenevre 2 ye Kürd'ler Neden Çağrılmadı ? Kürdistan ve Önderlik Sorunu !
x