Mesud Barzani: Kürt milleti teslim olmaz!

Başkan Barzani, “Savaş en kötü şeydir, savaşa başvurmayı düşünmemeliyiz ancak savaştan daha kötüsü teslimiyettir, biz teslim olmayız” dedi.

18.06.2022, Cts - 12:40

Haberi Paylaş
Başkan Mesud Barzani, başkent Erbil’de Barzan devrimlerini anlatan kitapların belgelendirilmesi projesi için düzenlenen törende konuştu.
 
Başkan Barzani konuşmasına, söz konusu kitapları hazırlayan Behram Wledbegi ve Tahran Kürt Enstitüsü’ne teşekkür ederek başladı.
 
Kürdistan Kurtuluş Hareketi’nin üç sembol ismi olan Şeyh Abdulselam Barzani, Şeyh Ahmed Barzani ve Mela Mustafa Barzani’nin mücadelesi üzerine ilk kez çağdaş akademik düzeyde bir araştırmanın yapıldığını kaydeden Başkan Barzani, “Bu çalışma İran ve Osmanlı arşivlerindeki binlerce belgeye dayanıyor. Kutlu ve değerli bir çalışmadır. Barzani ve arkadaşlarının Aras Nehri’nin geçtiği gün olan 18 Haziran’da, bu törenle tanıtımı yapılıyor. Bu görevi üstlenen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum” dedi.
 
Başkan Barzani, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
“Ne yazık ki milletimizin tarihi düşmanlarca tahrif edilmiştir. Daima bu kutlu mücadeleyi, birkaç aşiret ve tarafın mücadelesi olduğu ve bir ulusla ilgisi olmadığını göstermeye çalışmışlardır. Birçok kez, ‘haydut ve talancı’ gibi nitelemişlerdir. Ancak bütün bu belgeler, milletimizin mücadelesinin meşru bir mücadele olduğunu kanıtlamaktadır. Kürt alim ve araştırmacılarının bu süreçte kendilerini yormalarını, bu belgelerin izini sürmelerini ve uluslarının tarihini yazmalarını umut ediyorum.
 
Barzan Hareketi, kutlu bir harekettir. Ne yazık ki bu hareketi gerektiği gibi diğer insanlara tanıtamadık. Şehit Şeyh Abdulselam ve kardeşi Şeyh Ahmed tarafından bu hareket Allah’a kulluk ve insancıl bir temelde kurulmuştur. Bize öyle bir yol çizdiler ki yaşadığımız sürece onunla iftihar edeceğiz. Bu hareket, dini ahlak olarak tanımlayan, din ve ulus birbirinden ayrılmaz olduğunu ve tüm insanlığın kardeş olduğunu belirtmektedir. Zalimlere karşı mücadele farzdır, doğayı, toplumsal adaleti, inanç birlikteliğini savunmak, mücadeleyi aşiretten ulus sınırına geliştirmek gerekir. Bu büyük okulun küçük bir öğrencisi olmaktan büyük iftihar duyuyorum.
 
İngiliz Şarkiyatçı Wigram, 20’nci yüzyılın başında bölgeye gelmiş, birçok kişiyle görüşmüş ve Şeyh Abdulselam Barzani’nin huzuruna çıkmıştır. Kitabında birçok şeyden söz etmiştir. En dikkat çekici olanı, ‘Benden Londra’yı ziyaret etmem için yardımcı olmamı istedi. Neden Londra’yı ziyaret etmek istiyorsunuz, diye sordum. Şeyh, Kral George ile görüşmek, Kürdistan’ın bağımsızlığından söz etmek istiyorum dedi’ kısmıdır. Şeyh Abdulselam Barzani, gerek yaptığı reformlar gerekse de ulus ve dinle ilgili fikirleri konusunda çağının ötesinden bir insandı. Öyle ki Kürtler, Ermeniler ve Asuriler arasında federal bir devlet kurmak istedi. Bu amaçla Ermeni Adranik Paşa ve Asuri Marşemunu’yle birlikte Rusya’yı ziyaret etti. Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te Çar’ın temsilcisiyle görüştüğünü sanıyorduk ancak 2-3 yıl önce Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov Erbil’i ziyaret ettiğinde, Çar’ın kendisinin orada olduğunu anlattı. Bunun kendi arşivlerinde olduğunu söyledi. Dönüş yolunda bazı Kürt hainleri ihanet etti ve Şeyh Abdulselam’ı Osmanlılara teslim ettiler. 1914’te Musul’da idam edilerek şehit edildi. O proje başarılı olmadı, durum değişmedi ancak kardeşi Şeyh Ahmed, onun yerine geçti ve boşluk oluşmasına izin vermedi. O da elinden geleni yaptı. Diğer Kürdistan liderleri Şeyh Said ve Şeyh Mahmud Hafid’le çok iyi ilişkilere sahipti.
 
Şeyh Ahmed Barzani, bu dünyada bir zahitti. Onun hizmetinde bulunanlar, onun ne kadar büyük biri olduğunu biliyordu. Vefatına kadar da paraya el sürmedi. Bağdat ve Basra zindanlarında elleri ve ayaklarına zincir vurulmuş şekilde kaldı. Bir af dileme mektubu yazması için Nuri Said ve İngilizler ondan birçok kez talepte bulundu. Ancak O, “Ben Allah’tan af dilerim, sizden dilemem” diye buyurdu. 14 Temmuz Devrimi'ne kadar zindanda kaldı, 20 Temmuz 58'de çıktı. O zindandan çıktığında ben küçüktüm, onu karşılamaya gittiğimizi hatırlıyorum. Mele Mustafa, o hareketin Peşmergesidir. Mele Mustafa onların öğrencisidir. O da tüm yaşamını ulusuna hizmete adadı. Aras’ı geçtikleri 53 gün boyunca birçok çatışmaya girdiler. Bu başlı başına kendisi ve arkadaşları için bir kahramanlık nişanesidir.”
 
Yenilenecek...
Nerina Azad
Bu haber toplam: 4932 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:12:00:31
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x